Sevgili Okurlar, bu yazımda sporcu sağlığı
içerisinde yer alacak konulara değinmeye
çalışacağız. Herkesin sık kullandığı ancak
tam olarak terminolojinin ne olduğunu
bilmediği kavramlar ve yaklaşımlar üzerinde
duracağız.
Rehabilitasyon yaralanma ya da hastalıktan sonra fonksiyonu
maksimuma ulaştırmak için planlanmış tüm
işlemleri içerir. Spor hekimliğinde
rehabilitasyon; mümkün olan en kısa sürede
sporcuları önceki seviyelerindeki
fonksiyonlarına yeniden ulaştırmak için
gerekli olan tüm işlemlerin tümünü içerir.
Rehabilitasyon yaralanmadan hemen sonra başlar ve spora dönüşü
içeren iyileşmenin akut, subakut ve kronik
fazlarına doğru ilerler.
Sporcu için rehabilitasyon:
a- Maksimum performansa ulaştırmak;
b- Yeni bir yaralanma riskini minimale indirmek için
gerekli olan esneklik, kuvvet ve enduransı
içeren en mükemmel fiziksel uygunluk
seviyesine getirmek için yeniden antrenman
ve egzersiz programı süresini ayarlayan bir
evredir.
Rehabilitasyon işlemi sırasında amaç, endikasyonlar,
kontraendikasyonlar ve dikkat edilmesi
gereken kurallar çok iyi bulunmalıdır.
Rehabilitasyon sırasında uygun hedefleri
kurma yaralanmış sporcunun fonksiyonel
durumu ve yaralanmanın süresini belirleme
yeteneğine bağlıdır.
Spor fizyoterapisti kas-iskelet sistemi yaralanmalarının anatomi ve
patofizyolojisine ait yeterli bilgisi,
modern rehabilitasyon işlemleri hakkındaki
eğitimi ile spor yaralanmaları tedavisinde
etkili role sahiptir. Sporcunun
rehabilitasyon programını gelişimi ve
ilerlemesi fizyoterapistlerin klinik karar
verme ve problem çözme becerilerine
bağlıdır. Bununla birlikte rehabilitasyonun
hedefleri yaralanmanın tipi ve aktivite
seviyesi gözönüne alınarak sporcuya göre
belirlenmelidir.
Rehabilitasyon oldukça uzun bir uygulamadır. Yaralanma oluştuğu
andan itibaren başlar, sporcu sahaya, takıma
dönene kadar devam eder ve bireysel olarak
uygulanır.
Rehabilitasyon programındaki uygulanması
gereken özel hedefler aşağıdaki fazlarda
gerçekleştirilir:
1- İnflamatuar cevabın kontrolü
2- Ağrının kontrolü
3- Eklem hareket alanının ve yumuşak doku
esnekliğinin kazandırılması
4- Kas kuvvetinin geliştirilmesi
5- Kas enduransının geliştirilmesi
6- Spor ile ilgili beceri paternlerinin
geliştirilmesi
7- Kardiovasküler enduransın geliştirilmesi
8- Gelişmeyi koruyan ve devamlılığını
sağlayan programlar
Sıra ile bunların ne anlama geldiğini
açıklamak gerekirse:
FAZ I. İNFLAMATUAR CEVABIN
KONTROLÜ
a- R- İstirahat: Yaralanan bölgenin
istirahati, diğer ekstremitelerin aktif
çalışması
b- I - Soğuk uygulama: ilk 24 saatte
2-3 saatte bir 15-20 dk uygulanmalıdır.
c- C- Kompresyon: ödemin kontrol
edilmesi
d- E- Elevasyon: kalp seviyesi
üzerinde 2 saatte bir 20 dk uygulama
e- S- Stabilizasyon: yaralanmanın
tipi ve derecesine bağlı olarak bölgenin
stabize edilmesi ve desteklenmesi splint,
bant, bandaj ve alçı ile olur.
Resim 1. İndirek buz uygulaması
FAZ II. AĞRININ KONTROLÜ
I.
fazda yapılan tüm işlemler ağrıyı kontrol
altına alır. Bununla birlikte tüm
elektroterapi modalitelerinin seçilerek
uygulanması inflamasyonu ve ağrının artışını
kontrol ederek ağrıyı azaltmaya yardımcıdır.
Resim 2. Diz travmasından
sonra cryocuff ile kompresyon ve
soğuk uygulama
|
Resim 3.Ayakbileği
burkulmasından sonra cryocuff
uygulaması
|
FAZ III. EKLEM HAREKET ALANININ VE
YUMUŞAK DOKU ESNEKLİĞİNİN KAZANDIRILMASI
Kesin tedavi yöntemi olarak
kabul edilen bu fazda elektroterapi
modaliteleri, manuplatif tedavi ve egzersiz
teknikleri fizyoterapist tarafından
yaralanan sporcunun ihtiyaçları
doğrultusunda seçilerek uygulanır.
Esnekliğin kaybı bir eklemin eklem
hareketindeki azalmaya bağlı olarak kasın
yeteneğindeki bir azalmadır. Birey için
uygun esnekliğin kazanılması yaralanmaları
önleyebilir, sportif performansı artırır ve
kas-iskelet yaralanmasından sonra
rehabilitasyona yardımcı olabilir.
Esneklik programının amacı eklemdeki hareketi yapan kasların
uyarılabilirliğini değiştirerek verilen bir
eklemde eklem hareketini geliştirmektir.
Belli bir süre üzerinde bu kasları geren
egzersizler verilen eklem etrafındaki eklem
hareketini artırır.
Esnekliği artırmak için 3 tip germe
egzersizleri kullanılır:
1- Ballistik germe
Gerilmiş olan kaslar üzerinde tekrarlayıcı
ani sıçrama veya hareketin zorla
yüklenmesidir. Örneğin; otururken parmak
ucuna dokunma. Cimnastik gibi dinamik
hareketler balistik germeyi kullanarak
eğitilirler. Teorik olarak, çabuk, patlayıcı
balistik hareket kontrolsüz bir hareket ile
kasın uyarılabilirliğinin sınırlarını
aşabilir ve sonuçta yaralanmaya neden olur.
Balistik germe yaralanmış olan herhangi bir
kas için uygun değildir. Bunun için
araştırmacılar ilerleyici hızda esneklik
programı önermektedir. Sedanterler ve pek
çok geriatrik bireyler günlük yaşamlarında
yüksek hızda, dinamik aktiviteleri
kullanırlar. Bu germe tipi bu grup için
uygun olmayabilir. Sporcular için uygun
germe tipi olan balistik germeye başlamadan
önce sporcu statik germede uzun süre ve
uygun programlar ile eğitilmiş olmalıdır.
Balistik ya da statik germenin oranı
kondüsyon programlarından yarışmalar
seviyesine kadar dereceli olarak
artırılmalıdır.
2- Proprioseptif nöromuskuler fasilitasyon (PNF)
teknikleri
Tüm fizyoterapistler
tarafından gerek rehabilitasyonun
başlangıcından sonuna kadar gerekse
performansı artırmak amacıyla sportif
olaylarda kullanılan özel bir tekniktir. PNF
teknikleri kas kuvvetini ve esnekliğini
artırmak için kullanılabilir. Bu teknikler;
kas-gevşe, tut-gevşe, yavaş zıt tut-gevşe,
agonist kontraksiyon, agonist kontraksiyonla
kas-gevşe ve agonist kontraksiyonla tut-gevşeden
oluşmaktadır.
3- Statik germe
Statik germe kasın yavaşça uzatılma
toleransı ve tolere edilmiş en büyük bu
uzunlukta kasın tutma pozisyonudur.
Uzatılmış bu pozisyonda gerilmiş olan kasta
orta şiddette gerim hissedilmelidir. Ağrı ve
rahatsızlıktan kaçınılmalıdır. Yavaş, uzun
süreli bir germe kas iğciğinden refleks
kontraksiyonu azaltmak için kullanır. Statik
germe yeterli uzunlukta tutulursa kas
iğciğinden tip Ia ve II afferent
fibrillerinin etkisi minimal olabilir.
Uzatılmış pozisyonda statik germe tendon
üzerine gerim yerleştiği için golgi tendon
organı gerilmiş olan kası korumak için
uyarılmış olur. Gerilmiş olan kası inhibe
eden ve gevşeten tip Ib sinir fibrilleri
golgi tendon organının fasilitasyonunu
ateşler. Kasın esnekliğini artırmak için
kullanılan germenin en basit ve en yaygın
metodu statik germedir. Statik germenin
etkinliği alt ekstremitedeki pekçok kas için
yapılmış ancak vertebral kolon ve üst
ekstremitelerde çok az gösterilmiştir.
Statik germede optimum tutma süresi için
öneriler 15 sn den 60 sn ye kadar değişir.
Verilen programın haftada 5 gün ve 6 hafta
süre ile yapılması önerilmektedir.
Eklem mobilizasyonu
Eklem hareketini artırmak için eklemi
oynatmanın avantajı pasif bir kuvvet ile
sağlanır. Manual tedavinin bir parçası
olarak kabul edilen mobilizasyon ve
manipulasyon terimlerinden oluşmaktadır.
Manipulasyon terimi eklem hareketinin tüm
pasif şekillerini içerir. Burada yüksek
hızda yavaş amplitüdlü yapılan ani tek bir
işlemden bahsedilmektedir. Mobilizasyon
manipulasyondan daha genel bir terim olup
değişik hızlarda değişik amplitüdlerle
yapılan tecrübeli pasif el hareketidir.
Diğer bir deyişle, mobilizasyon yüksek
hızdaki manipulasyonu içeren, herhangi bir
hızda yapılmış pasif bir hareket tekniğidir.
1- Mobilizasyon için en önemli endikasyon aktif eklem hareketindeki
kısıtlılıktır.
2- İkinci endikasyon kapsular hissedilen hareketin sonudur (end
feel). Bir eklem hareketinin end feeli son
noktada eklemin niteliğini belirlemek için
eklem hareketinin sonunda hafif aşırı basınç
uygulayarak değerlendirilir. Kısıtlanmış
eklemin mobilizasyonu normal hareketi
restore etmenin en etkili anlamıdır.

Resim 4-5. Bel probleminde
kullanılan mobilizasyon teknikleri
FAZ IV-V. KAS KUVVETİ ve
ENDURANSIN GELİŞTİRİLMESİ
Eklemin yapabileceği hareketin en az %75 i
kazanıldıktan sonra kuvvetlendirme
programlarına başlanması önerilir.
4 tip kuvvetlendirme programı vardır: elle
dirençli, izometrik, izotonik, izokinetik
A- Dirençli eğitim
Kassal performansı artırmak
amacıyla kuvvet ve dirençli eğitim
kliniklerde sıklıkla kullanılan terimlerdir.
Kuvvet nöromuskuler sistem tarafından açığa
çıkan maksimal istemli kuvvet olarak
tanımlanır. Bir maksimum tekrar (1RM) olarak
adlandırılan bir kez kaldırılabilen maksimum
yüklenmenin yeteneği olarak gösterilir.
Kuvvetteki artışlar dirençli eğitimin (tüm
kontraksiyon tipleri için az sayı tekrarı
ile ağır direncin kaldırılması) bir sonucu
olarak oluşur. Kuvvet eğitimi yapmayan
kişiler her 10 yılda kaslarından 2 ile 3 kg
arasında kaybederler. Standart bir kuvvet
eğitim programı ile total kas alanı %11.4
artabilir. Bu cevap 1RM %80i ve haftada 3
gün çalışan erkek içindir. Bununla birlikte
4 ay düzenli egzersiz yapanlarda üst femurda
kemik mineral yoğunluğunun önemli miktarda
arttığı görülmüştür. İlerleyici dirençli
egzersizler uygun şekilde uygulandığında
kemik mineral yoğunluğu ve konnektif doku
kuvveti artar.
Ağırlık eğitimi egzersizleri için American College of Sports
Medicine (ACSM) tarafından öneriler
verilmiştir:
• Büyük kas gruplarını eğitmek için minimum 8-10 egzersiz
yapılmalıdır.
• 1 saatten daha uzun programlar eğitimde sıkılmalara neden olur,
bu yüzden programlar çok uzun sürmemelidir.
• Yorgunluk noktasına kadar 8-12 tekrardan oluşan 1 set
yapılmalıdır.
• Çok setler daha fazla kuvvet kazancını sağlar, fakat gelişim
yavaştır.
• Egzersizler en az haftada 2 gün yapılmalıdır.
• Özel egzersiz teknikleri yapılabilir.
• Yaşlı kişiler ağrı ve rahatsızlık yapmayan maksimum eklem
hareketlerinde egzersizler yapmalıdır.
• Egzersizler kontrol altında yapılmalıdır.
• Egzersizler sırasında normal solunum paterni korunmalıdır.
• Mümkün olduğu zaman egzersiz yardımcı veya bir partner ile
yapılmalıdır.
• Yardımcı feedback, yardım ve motivasyon sağlayabilir.
Isınma egzersizleri için ACSM önerileri
• Çalışma setinden önce ağırlıksız 12-15 tekrar ve 30 sn ile 4 dk
arasında değişen istirahat yapılmalıdır.
• Genel bir ısınma periyodundan daha çok özel ısınma tekniklerini
kullanmak daha etkilidir.
• Yüksek tekrarlı egzersizler için ısınma gerekli değildir.
Örneğin, abdominal eğitim için 20-50 tekrar.
• Kaslar ve eklemler yaralanmaya meyilli veya risk altında ise
mutlaka ikinci ısınma yapılmalıdır.
Tüp veya lastik bant son yıllarda
kliniklerde rehabilitasyonun tüm fazları
sırasında, spor ve antrenmanda 8 farklı
rengiyle bireysel kuvvet ve çekiş oranını
ayarlama imkanı vermesi nedeniyle tercih
edilmektedir. Tüp ve lastik bant
egzersizleri kuvvetlendirme ve koordinasyon
artırmak amacıyla kompleks kas
çalışmalarındaki basit ve uygun kullanımı
ile populer olarak kullanılan bir yöntemdir.
Egzersiz tüpleri:
4 farklı rengiyle bireysel kuvvet ve çekiş oranını ayarlama imkanı
vermesi, basit kullanımı özellikle sırt ve
omurga cimnastiği, karın, ayak, kol
bölgelerinin egzersizleri ile kuvvetlendirme
ve koordinasyon amacıyla tercih
edilmektedir.
Tüp ile yapılan egzersizlerin en büyük amacı uzun süreli kuvvet
dayanıklılığını arttırmaktır. Bunun
yanındaki diğer amaçları ise:
Postür: Az dirençle fazla sayıda egzersiz
Kas geliştirme: Fazla dirençle az sayıda egzersiz
Vücudun genel duruşunu düzeltme: Bel-karın gibi amaçlanan
bölgelerin kuvvetlendirilmesi
Genel verimliliği artırmak: Kuvvetlendirme ve germe
kombinasyonu
Yaralanmalar sonrası rehabilitasyon ve kas geliştirme:
Dirençli egzersizler
B- Açık kinetik zincir (AKZ)
eğitimi
Fizyoterapistler kassal kuvveti artırmak amacıyla ağırlık eğitim
programını planlama, izleme ve değiştirmeden
sorumludur. Uygun açık kinetik zincir
eğitiminin kullanımı daha agresif bir
rehabilitasyona güvenli bir ilerleme sağlar.
Açık kinetik zincir eğitimi için kas
kontraksiyon tipleri
|
Kontraksiyon tipi |
Yapılan
iş |
Örnek |
|
İzometrik |
Gerim
artar, hareket yok |
Sabit
bir objeye karşı itme hareketi |
|
İzotonik |
Konsentrik, eksentrik |
Serbest
ağırlık, elastik tüp, makara, kum
torbaları gibi ağırlık kullanma |
|
İzokinetik |
Konsentrik, eksentrik |
Biodex,
Cybex gibi dinamometre kullanma |
Klinikte en çok kullanılan Delorme’nin
ilerleyici dirençli egzersizleridir.
|
Set |
Ağırlık* |
Tekrarlar |
| 1 |
10RM’ın
%50si |
10 |
| 2 |
10RM’in
%75i |
10 |
| 3 |
10RM’ın
%100ü |
10 |
*10RM,
10 kez kaldırılabilen maksimum ağırlıktır
Resim 6. Bisiklet ile hem
dirençli eğitim
|
Resim 7. Yeşil tüp ile
yapılan hamstring germe hem de
kardiovasküler enduransın
geliştirilmesi
|
C- Terapatik egzersiz eğitimi
Bir kişinin sağlığını korumak ve geliştirmek amacıyla
yönlendirilmiş dereceli olarak ilerleyen
tıbbi egzersiz tedavi sistemidir. Progresif
egzersiz sistemi stabilizasyon ve
mobilizasyon prensipleri çerçevesinde normal
fonksiyonu restore etmek için
fizyoterapistler tarafından planlanır. Bu
sistem önleme, rehabilitasyon, eğitim ve
egzersiz programlarının öğretilmesini
odaklar. Egzersizler serbest ağırlık, makara
sistemi, duvar barları, paralel barlar,
eğimli tahtalar gibi özellikle dizayn
edilmiş egzersiz aletlerinin kullanımı ile
yapılır. Manual tedavi alanını içeren bir
tedavi modalitesidir.

Resim 8. Klinikte kullanılan
değişik egzersiz modaliteleri
D- Kapalı kinetik zincir (KKZ) egzersizleri
Spor yaralanmalarının rehabilitasyonunda ve antrenmanlarda eğitimde
özelleşme uygun egzersiz programını
belirlemede önemli bir parametredir.
Plyometrik program başlamadan önce kapalı
kinetik zincir egzersizleri gereklidir.
Örneğin, KKZ squat ya da KKZ leg press
egzersizleri plyometrik sıçrama
tekniklerinden önce yapılmalıdır.

Resim 9. Mavi tüp bant ile
yapılan diz ve kalça hareketleri
Hem KKZ hem de AKZ egzersizleri rehabilitasyon protokollerinde
kullanılmasına rağmen KKZ egzersizleri spora
özel hareketlerin kullanılmasında
nöromuskuler eklem stabilitesini artıran
dinamik bir metod olarak sporculara daha
güvenle verilmektedir. KKZ egzersizi
terminal segment sabit iken yapılan
egzersizler, örneğin squat, leg press ya da
push-up egzersizleri gibi. AKZ egzersizinde
ise terminal segment harekete açıktır,
biceps kas çalışması, oturma sırasında diz
ekstansiyonu çalışması gibi. Aslında koşma
ve yürüme gibi pek çok egzersizler ve
fonksiyonel aktiviteler açık ve kapalı
zincir kombinasyonundan meydana gelmiştir.
E- Plyometrik aktiviteler
Plyometrik; sıçrama ya da şok eğitimi olarak adlandırılır.
Plyometriklerin uygulamadaki tanımı kasın
çabuk ve güçlü hareketidir. Amaç,
nöromuskuler sistemin yeniden aktivitesini
geliştirmek için nörolojik reseptörlerin
uyarılabilirliğini artırmaktır. Germe
refleksini kullanarak uzayan kasa maksimum
hızla ulaşmak için sinir sisteminin
yeteneğini geliştirmeye yardım eder. Artmış
germe refleksi maksimal kuvvet ile kası
konsentrik olarak kasmaya izin verir.
Plyometrik egzersiz programı spora özel
olarak planlanmalıdır.
FAZ VI. SPOR İLE İLGİLİ BECERİ
PATERNLERİNİN GELİŞTİRİLMESİ
Spora özel programların esas amacı özel bir spor için sportif
uygunluğun en iyi düzeye getirilmesidir. İlk
amaç genel sportif uygunluğun
kazandırılmasıdır. Genel sportif uygunluğun
komponentleri “ sağlıkla ilişkili uygunluğu”
oluşturan komponentlerle aynı olup, bunlar
genel kas kuvveti, esneklik, kassal endurans,
kardiovasküler endurans ve vücut
kompozisyonunu içermektedir. İkinci amaç,
spora-özel uygunluğun kazandırılmasıdır.
Kassal kuvvet ve güç sporda uygulandığı
alanlarda önemsenmelidir. Örn. Futbolda omuz
ve bacaklarda daha dominant olmalıdır. Son
olarak her sporun aerobik ve anaerobik
enduransının belli bir seviyeye gelmesi
hedeflenmelidir. Ayrıca spora özel
komponentler hız, çeviklik ve dengedir.
Maksimal performansa ulaşmak için yapılan
yoğun antrenman ve egzersiz programları bu
sırada mümkün olan yaralanma ve aşırı
antrenmandan kaçınma riskini beraberinde
getirebilir. Bu yüzden programların
oluşturulmasında; adaptasyon, özelleşme,
toparlanma, çeşitlilik ve bireyselleşme
dikkate alınarak yapılmalıdır.
FAZ VII. KARDİOVASKÜLER ENDURANSIN
GELİŞTİRİLMESİ
Kardiovasküler enduransı artırmak amacıyla yapılan tüm egzersizler
aerobik eğitimi de geliştirir. Düzenli
yapılan egzersizin sağlıkla ilişkili
yararları olduğu kadar sporcularda
performansı artırmak amacıyla yapılmaktadır.
Düzenli egzersizin sağlıkla ilişkili
yararları:
• Yorgunluk azalır.
• İş ve spor ile ilişkili aktivitelerde performans artar.
• Kan lipid profili düzenlenir.
• İmmün fonksiyon artar.
• Glukoz toleransı ve insülin duyarlılığı gelişir.
• Vücut kompozisyonu gelişir.
• Kendini iyi hisseder.
• Koroner arter hastalığı, kolon ve göğüs kanseri, hipertansiyon,
imnsülin bağımsız diabetes mellitus,
osteoporoz, anksiyete ve depresyon riski
azalır.
Endurans, yorgunluğa karşı direnç gösterme
ve yorgunluktan sonra çabuk toparlanma
şeklidir. Kardiorespiratuar açıdan
baktığımızda bu durum, dolaşım ve solunum
sistemlerinin etkili çalışmasıdır. Yani
dolaşım ve solunum sistemlerinin egzersiz ve
iş yükü karşısında çabuk uyum sağlayabilme
ve aktivite sonrası çabuk toparlanma
yeteneğidir. Bu durum uygun enerji
sistemlerinin, doğru zamanlarda kullanma ve
bununla birlikte vücut tipi, yaş ve
cinsiyetle ilişkilidir.
Aerobik kapasitenin geliştirilmesi gözönüne alındığında sadece
maksimum oksijen tüketiminin geliştirilmesi
için yapılacak uzun süreli programlar
yeterli değildir. Çünkü hızlı gelişen
yorgunluk kişiyi erkenden tüketir. Hızın
geliştirilmesi de önemlidir. Bu da diğer
enerji sistemlerinin de geliştirilmesi ile
ilgilidir.
Sporcular açısından ele aldığımızda, aerobic enduransı
geliştirmenin en iyi yolu sürekli ve
dinlenmeli koşular yapmaktır. Bunlar uzun
süreli olmalıdır. Örneğin;
|
SÜREKLİ KOŞU ANTRENMAN PROGRAMI |
|
FREKANSI
|
3
hafta |
|
YOĞUNLUĞU
|
%75-80
maksimum kalp hızı |
|
SÜRE
|
30-45dk |
|
İNTERVALLİ KOŞU ANTRENMAN PROGRAMI |
|
FREKANSI
|
2-3
hafta |
|
YOĞUNLUĞU
|
%85-90 |
|
TOPLAM
SÜRE |
20-45
dk |
|
TEKRAR
SAYISI |
4 |
|
MESAFE
|
1
km |
|
TEKRAR
SÜRESİ |
2.5
dk |
Aerobik enduransı geliştirirken, aktivitelerin düşük yoğunlukta ve
uzun süreli olması önemlidir. Çünkü en
etkili değişimler özellikle de kassal
seviyede düşük yoğunlukta yapılan
egzersizler ile sağlanır. Yine yoğunluğun
düşük tutulması özellikle de genç sporcular
için yaralanma riskini azaltarak antrenman
sonrası toparlanma süresini kısaltır.
Endurans aktivitelerinde istenilen hızın
devam ettirilebilmesi önemlidir. Bu kaslarda
bulunan glikojen deposu ve yakıtın etkin bir
biçimde kullanılabilmesi ile bağlantılıdır.
SU İÇİ EGZERSİZLERİ (AQUATIC
THERAPY)
Spinal bölge ve ekstremitelerde suyun tedavi edici olarak
kullanılması son yıllarda önem kazanmıştır.
Su içinde egzersiz yapmanın avantajları:
• Stressiz ve tersiz bir eğitim yapılır.
• Yaralanmanın ve fazla yüklenme rizikosunun az olduğu bir
programdır
• Eklem, bağ ve tendonların korunmasına yardımcı olur.
• Kendini iyi hissetmede artış olur.
• Lenf sisteminin aktive edilmesine yardımcı olur.
• Kan dolaşımına yardımcı olur.
• Ödemin kontrol altına alınmasına yardımcı olur.
• Hareket ile ağrı azalır.
• Su dışında yapılan dinamik fonksiyonel aktivitelerden daha erken
başlanır.
• Ağırlık taşıma daha erken başlar.
• Egzersiz şiddetinin dereceli olarak artmasına olanak tanır.
Bir tedavi seansının organizasyonu, kas-iskelet sistemine ait bir
problemde bir seans 30-60 dk sürer. İlk
tedavi 10-15 dk ile başlar. 1-2 hafta içinde
süre yavaş yavaş artırılır. Her tedavi
seansı genellikle aşağıdaki 7 komponenti
içerir:
1- ısınma: 5-15 dk
2- eklem hareketi ve esneklik: 5-15 dk
3- kuvvetlendirme ve stabilizasyon: 13-15 dk
4- endurans eğitimi: 15-20 dk
5- koordinasyon, denge ve proprioseptif eğitim: 5-15 dk
6- fonksiyonel aktiviteler: 5-15 dk
7- soğuma: 5-15 dk
FAZ VIII. GELİŞMEYİ KORUYAN VE
DEVAMLILIĞINI SAĞLAYAN PROGRAMLAR
Esneklik, kuvvet ve aerobik komponentlerin korunması için
programlar planlanmalı ve rehabilitasyonun
son fazı tamamlandığı sırada kişiye
yaptırılmalıdır.
Programlar görüldüğü gibi karmaşık ve çok amaçlı, konunun uzmanı
kişiler tarafından yaptırıldığında bir o
kadar da zevkli ve eğlencelidir.
SPOR YAPALIM AMA KENDİMİZE ZARAR VERMEDEN!!
HAYDİ HEP BİRLİKTE EGZERSİZ YAPMAYA.......
Prof. Dr. Gül BALTACI
Kaynak:
www.Tubad.org
|