3. Ulusal Sinan Erdem Turnuvası 22-25 Mayıs
tarihlerinde Ahmet Cömert Spor Salonunda
düzenlendi. Takımlar ve hakemler Çiroz
Engelliler Kamp Merkezinde kaldılar. Turnuvayı
Galatasaray ve Niğde Engelliler Şampiyon olarak
tamamladılar. Turnuva özellikle takımlarında
forma şansı bulamayan genç ve yedek oyuncular
açısından faydalı olurken, BJK’den Cem ve İzmir
BŞB’den Serkan dikkatimi en çok çeken oyuncular
oldular. Turnuva, İzmir temsilcisi KES için play
off öncesi önemli bir sınav olurken, Dörtyol,
Batman ve Niğde takımlarının oyuncuları da
tecrübe kazanarak ufuklarını biraz daha
genişlettiler.
Hakemlik
Hakemliğin en ilginç yanı, her maçta farklı
tecrübeler yaşama olasılığının bulunması. İşte
bu tür bir tecrübeyi 3. Sinan Erdem Ulusal
Turnuvası’nda yönettiğim bir müsabakada yaşadım.
Maç başlar başlamaz her çalınan veya çalınmayan
düdüğe itiraz, antrenör, bench ve oyunculardan
sportmenlik dışı tavır ve davranışlar. Bizlerden
de birbirini izleyen teknik fauller… Fazla
detaylara girmeyeyim ancak benim bu maçtan hakem
olarak çıkardığım dersi sizlerle paylaşmak
istiyorum.
Eğer bir takım, idareci, antrenör veya seyirci,
o gün sahada art niyetli ve sportmenlik ruhuna
aykırı bir şekilde rakibi ve hakemleri etki
altına alarak maçı kazanmaya çalışıyorsa hakem
takımı olarak bu sorunla derhal ilgilenin. Maçın
tatil edilmesini bile göze alın. Önemli olan
sporun belli kurallar ve sportmenlik ruhu
çerçevesinde yapılmasıdır. Eğer maçın sağlıklı
bir şekilde oynama şartlarının yerine
getirilemeyeceğini düşünüyorsanız, maçı derhal
tatil edin. (Her ne kadar bizlere maçı ne olursa
olsun bitirin dense de) Avrupa Şampiyonlar Ligi
Finalleri’nde Fundosa- Toulouse maçında maçın
bitmesine 23 saniye kala Toulouse takımı
aleyhine çaldığım bir sportmenlik dışı faul
sonrası Fransız takımı sahaya dönmeyerek
kararımı protesto etti. Ben de kenardan topu
İspanyol takımına verdim ve Fransız takımı
sahaya dönerek maçı bitirdi. Eğer sahaya
dönmeselerdi, maçı tatil edecektim ve Fransız
takımı belki de önümüzdeki sene Avrupa
Kupalarına katılmama cezası alacaktı. Yani
bizler hakemler olarak kimseye taviz vermeden,
hiçbir hesap yapmadan, gördüğümüzü çalarak
görevimizi yapmalıyız. Sahada otoritemizden ve
saygınlığımızdan ödün vermeden bu sporu çok
sevdiğimizi ve daha üst seviyeye taşımamız
gerektiği bilinciyle, kendimizi her geçen gün
yenilemeli ve hakemlik kurumunun hak ettiği
saygıyı herkesin zihnine kazımalıyız. Hakem
arkadaşlarımıza da kendilerine yapılan sözlü ve
fiziki saldırılar karşısında bundan böyle adli
yollara başvurmalarını tavsiye ederek, bu konuda
Murat Saltan arkadaşımıza danışabileceklerinin
haberini veriyorum.
Bu arada turnuvada İstanbul bölgesinde 2 hakem
arkadaşımız ilk kez görev yaptılar. Cenker ve
Bahadır. Özellikle Cenker uzun süreden beri
tekerlekli sandalye hakemliği yapıyor gibiydi.
Eski bir B Klasmanı hakemi olması zaten
kalitesini ortaya koyuyor. Koşan basketbolden
tekerlekli sandalye basketboluna hakem akışını
destekliyorum. Bu bizler için motive edici.
Çünkü kötü yönettiği bir maçın ardından ertesi
hafta tekrar görev verilen bir hakemin kendini
geliştireceğine inanmıyorum. “Ben nasılsa maç
alırım” düşüncesi hakem kalitemizi olumsuz
etkiliyor. Bu yüzden Nejat ve Emin Hocalarımızın
koşan basketbolle olan ilgilerinin olması
hakemliğimiz için büyük şans.
Utku ERTAN
FIBA/IWBF Hakemi
|