KOLEJ BASKETBOLU

Murat POLAT özgeçmiş -->

   Kolej basketbolu denince aklınıza ne geliyor? Amerika’da oynanan üniversite (NCAA) maçları değil mi? Fakat benim aklıma, Türk Basketboluna Rüştü Yüce, Erdem Tulgar, Akın Öngör, Birol Öngör, Erdal Poyrazoğlu, Barış Küce, Seyfi Kuştimur, Tansev Mıhçıoğlu, Erdinç Talu, Murat Didin, Ercüment Sunter, Aytek Gürkan, Tunç Girgin, Murat Evliyaoğlu, Haluk Yıldırım, Serdar Apaydın, Tolga Tekinalp, Gökhan Üçoklar, Serkan Erdoğan gibi değerler kazandırmış olan ve bu sene 54. yaşını kutlayacak olan TED Kolej (Yeni adıyla Casa TED Ankara Kolejliler) geliyor. Ancak dün akşam seyrettiğim Kolej takımı hiç de “kolej takımı” havasında değildi.

   Öncelikle gardları çok çabuk düştü, bunun sebebi Haydar Kemal Ateş hocanın tribünde olmasımıydı, yoksa takımın henüz hazır olmaması mı, o konuda bir yorumda bulunmak istemem, neticede takımın içini çokda iyi bilemiyoruz. Ancak gördüğüm takım, hiç de beklediğim gibi değildi ve bizlere alıştırdıkları o mücadeleci, hırslı, geriye de düşse, önde de olsa maçı bırakmayan TED Kolej havasından çok uzaktı.

   Kısa kısa üzerinden geçmek gerekirse, Kevin Bell inanılmaz kötü oynadı. Bir oyuncunun hemde yakınında savunma varken şov yaparmışcasına tek elle turnike attığı nerede görülmüş? Ayrıca sokuyor olmasına rağmen, şut tekniği de bozuk. Sanırım Henry Dobie’yi arayacaklar bu sene. Quan Prowell iyi kumaş. Öncelikle çok iyi bir atlet. Ancak tecrübe eksikliği göze çarpıyor. 1984 doğumlu ve Auburn mezunu olan Quan içerde oynamaya da alışkın değil gibi gözüktü. Daha çok 3 numara pozisyonunun adamı, ama güçlü fiziğiyle Kolejde 4 numara oynatacakları kesin. Erek Hansen Kolejdeki üçüncü sezonuna pek de iyi bir başlangıç yaptı diyemeyiz. Üstün zamanlama yeteneği ve boyu ile bloklarda etkinlik sağlasa da hala yeterince kalınlaşamadığından Oğuz Savaş ve Gasper Vidmar karşısında zor anlar yaşadı. Özgür Adıgüzel’e gelince, onun için yorum yapmayacağım. Önce fazla kilolarını versin sonra hakkında konuşalım.

   Caner Öner ve Polat Kaya bu ülkenin çok şeyler beklediği oyuncular arasındaydılar. Ancak artık 22-23 yaş civarına geldiler. Bence onlar için bu sene son şans olabilir. Pek çok kulüp dolaştıktan sonra Casa TED Kolej’de bu yıl patlama yapmalılar yoksa çok geç olacak. Bunun için kendilerine hem fiziksel hemde zihinsel olarak iyi bakmaları şart. Ve tabii iyi antrenman yaparak sürelerini arttırmaları gerekecek. Diğer gen oyunculara gelince, kötü zanda oyuna girdikleri için fazla yorum yapmayacağım, burada yapmamız gereken yorumu koçlara yöneltelim.

   Haydar Kemal Ateş hocayı iyi biliriz. Kendisi son derece saygıdeğer, bir o kadar da saygılı, bunun yanı sıra son derece olumlu düşünebilen ve her zaman pozitif tavırları olan özel bir insandır. Her şeyin ötesinde Haydar hoca çok iyi bir antrenördür. Ancak takımın sahadaki durumuna baktığımızda lige pek de hazır olmadıklarını söyleyebiliriz. Umarız bu maç sadece bir iş kazasından ibaret olsun ve diğer maçlara bu maçın moral bozukluğu yansımasın. Ancak naçizane bir eleştiri yapmak gerekirse, oyuncu yetiştirmek istiyorlarsa takımın üst düzey basketbol oynamasının yanı sıra, özellikle ikinci periyottaki gibi sadece ikili oyunlara dayalı hücum organizasyonlarından da kaçınması gerek. Tüm bunlardan önemlisi ise maçın başından sonuna kadar hiç görmediğimiz savunma direncini de sahaya aktarmaları gerekecek. Son yıllarda seyrettiğim en kötü savunma yapan (hatta savunma yapmayan) takım olarak değerlendirsem sanırım fazla olmaz.

   Buradan Fenerbahçe Ülker takımının genç (gerçi o da 22 yaşına geldi) oyuncusu Hakan Demirel’e de küçük bir tavsiye. Sevgili Hakan, savunduğun adam hızlıysa (ki ayakları senden çabuktu) onu kayma adımıyla (slide) yakalayamaz ve savunamazsın, mutlaka ayak çevirip koşman gerek. Bu hatalı alışkanlık sana gereksiz fauller getiriyor.

   Son olarak kısa bir Serhat Çetin değerlendirmesi yapalım. Sevgili Serhat, lige girdiğin ilk beş senede beş ayrı takım değiştirmiş olman (geçen yılki Alpella’yı Fenerbahçeden saymıyorum) senin için iyi bir kariyer başlangıcı değil. Artık kendine iyi bak, yaşamını basketbola göre düzenle (tabii profesyonel sporculuk yaçamına devam edeceksen), sakatlıklardan bir an önce kurtul ve mümkün olduğunca kısa sürede insanların beklentilerini karşılamaya bak. Bu sezon senin için de son şanstır bence. İyi çalışmaz ve kendine iyi bakmazsan bundan sonrası senin için çıkış değil iniş olabilir. Bizler seni ve senin gibi yetenekleri sahada görmek isteriz.
 

Murat POLAT - 17 Ekim 2008