|
Merak etmeyin, yazım siyasetle falan ilgili
değil. Bu sitenin sadece spor ve basketbol
içerikli olması gerektiği ve bu içeriğin dışına
taşırılmaması gerektiği hususunda çok önce karar
vermiş ve ona göre davranmıştık, bundan sonra da
böyle davranmaya ve bu ilkemizi çiğnememeye
devam edeceğiz. Ancak sayın Bekir COŞKUN’un
Başbakanımızla yaşadığı polemik sonrası ortaya
çıkan manzara ve kendi meslektaşlarının bu
polemiğe verdiği tepkiler bana başka şeyler
çağrıştırdı.
Dedik ya bu olay bize başka şeyler çağrıştırdı
diye, bir anda aklım antrenör olduktan sonra
yaşadıklarıma gitti. Sayın Bekir COŞKUN bir yazı
yazdı, yazının muhatabı “Beğenmiyorsan çek git”
dedi. Geçmişte Federasyonumuza muhalefet
edenlere karşı da aynı tavır takınılmamışmıydı?
Örneğin Ergin ATAMAN. Bu ülkenin yetiştirdiği ve
uluslar arası saygınlığı olan bir antrenör. Bu
kişiyi federasyonumuz veto etmemişmiydi? Ergin
hoca en yakın örnek, peki ya veto yiyen
başkaları?
Dedik ya akıllanmıyor uslanmıyoruz. Hiçbir olay
bize ders olmuyor. Gemisini yürütene kaptan
diyor, miçoyla, çımacıyla hiç ilgilenmiyoruz,
nasıl bir şeyse bu? Diyelimki bugün veto yiyen
Ergin hoca değilde sensin. Koparmayacakmısın
yaygarayı. Federasyon bunu bana nasıl yapar, ben
bunları hak etmedim diye. Madem koparacaktın
neden sahip çıkmadın Ergin hocaya o dönemde? Bu
camia beni daha da korkutmaya başladı, Bekir
COŞKUN’a meslektaşlarının verdiği desteği
görünce. Eskiden utanıyordum, artık korkmaya
başladım. Şimdi soruları sorup kendimizle
hesaplaşma zamanıdır.
Ergin hoca federasyon başkanından veto
yediğinde, ona “bu ülkede antrenörlük yapmasın,
başka yerlere gitsin, gözümüzden uzak dursun”
tavırları takınıldığında neredeydi benim ülkemin
basketbol antrenörleri? Kim savundu Ergin
hocayı? Seversin yada sevmezsin kendisini, bu
senin kişisel tercihindir. Beğenirsin yada
beğenmezsin basketboldaki uygulamalarını, buda
senin basketbol görüşündür. Ama Ergin hoca
örneğinden çıktık ya yola, neredeydi o dönemin
kalbur üstü antrenörleri Ergin hoca bunları
yaşarken? Neredeydi şanlı menajerlerimiz,
idarecilerimiz? Neredeydi oyuncularımız?
Neredeydi basketbol adamlarımız?
Unutmayın bu insan sizin meslektaşınız. Ona
yapılanlara karşı çıkmayarak bu durumu
tasdiklerseniz, bir gün sizin de başınıza aynı
şeyler gelecektir. Tıpkı zamanında benim geldiği
gibi. Bizler antrenör olarak meslektaşımızın
yanında durmayacaksak, oyuncular, basketbolun
idarecileri, aynı kaptan yemek yedikleri insanın
arkasında durmayacaksa nasıl gelişeceğiz, nasıl
ilerleyeceğiz, nereye varacağız? Ne olursa olsun
yaptığı, yada ne dediyse dedi, revamıdır Ergin
hocaya, Ahmet hocaya, Mehmet hocaya yapılan yada
yapılacak olan bu tavırlar? Federasyonun
uygulamalarını beğenebilirsin. Eleştirenlerede
kızabilirsin. Ama hiçbir demokratik ülke yoktur
ki eleştiriye kapalı olsun. Hiçbir demokraside
yoktur ki eleştirenler açığa alınsın. Yanında
olmayanlara iş kapıları kapatılsın, onar aç sen
tok dolaşasın. Bu ancak toprağına kurban
olduğum, her taşını altın değerinde gördüğüm,
benim ülkemde, Türkiye’mde görülür.
Ne zaman kurtulacağız bu teokrasiden, bu
derebeylikten, bu ben yaptım olduculuktan çok
merak etmekteyim. Ve dört gözle beklemekteyim
veto yiyecek yeni kişileri ve susacak yeni
basketbol adamlarını. Bu arada unutmadan, çok
sağlam kaynaklardan aldığım bir duyumu da
aktarayım sizlere. Federasyonun kara listesine
giren son basketbol adamı Galip ATABEK’miş. O ve
yandaşlarını gözümüz görmesin diyorlarmış. Ben
anlatanların yalancısıyım.
Murat POLAT
- 23 Ağustos 2007
|