|
Altyapılarda yeni sezonun başlamasına az kaldı.
Takımlar sezon öncesi hazırlıklarını tamamlamak
üzereler. Tertip komiteleri yeni sezona dair
hazırlıklarını tamamladılar ve oynanacak
müsabakaların statüleri belirlendi. Şimdi sıra
fikstür çekimi ve takımların gruplarının
belirlenmesinde. İşte burada büyük sıkıntı
yaşanıyor her sezon.
Özellikle İstanbul ve benzeri büyük şehirlerde
liglere katılan takımların çokluğu, salon ve
hakem yetersizliği gibi faktörler sezon öncesi
hazırlanan antrenman programlarında
antrenörlerin sürekli değişikliğe gitmesine
sebep oluyor. Basketbolda gelişmiş ülkelere
baktığınızda takımların sezon içinde yapacakları
maçların hangi gün, hangi saatte ve hangi
salonda oynanacağı önceden belirlenir ve
antrenörlerde programlarını buna göre
yaparlarken, bizim ülkemizde henüz benzeri bir
uygulama görebilmiş değilim. Belki de altyapı
liglerine katılan takım sayısının az olduğu
Anadolu şehirlerindeki antrenörlerin, büyük
şehirlerdeki antrenörlere nazaran
antrenmanlardan daha iyi sonuç almalarının
sebebi budur.
Beden eğitimi ve spor yüksek okulları,
federasyon eğitim dairesinin verdiği seminerler
ve benzeri eğitim uygulamalarında verilen,
antrenman bilgisi derslerinde öğrenilen yıllık
planlara biz bakınız. Bunu İstanbul’da
uygulayabilme şansınız nedir? Düşünsenize, daha
sezonun ilk maçının hangi tarihte olacağını bile
bilemezken nasıl olurda sezon öncesi hazırlık
programı yapabilirsiniz? Yada sezon içinde il
maçlarının ne zaman bitip eleme grupları, yarı
finaller yada Türkiye şampiyonasının tarihi
arasında kalan dönemi bilmeden nasıl sezonluk
plan yapabileceksiniz?
Bu aşamada İstanbul’dan gelen haberler oldukça
can sıkıcı. İstanbul’da basketbolun yükünü çeken
salonlardan biri olan Anadolu yakasındaki
Caferağa spor salonunun Fenerbahçe voleybol
şubesine devredildiğini duyduk. Şimdi Anadolu
yakasındaki takımların maçlarını oynayacakları
salon aranıyor. Hala bu belirsizlikler
içindeyken İstanbul tertip komitesinin de şu
aşamada doğru bir uygulama geliştirmesini
beklemek de onlara haksızlık olur kanısındayım.
Ancak onların yapmaları gereken de daha geçen
sezonun bitiminde bu ihtimale karşı ikinci bir
salonu İstanbul gençlik ve spor il müdürlüğü ile
istişare ederek hazır tutmaları olacaktı.
Dediğim gibi görüyoruz ki sancılı bir sezon daha
başlayacak. Aslında yazımın konusu “Maç
programlarının belirsizliğinde sezonluk plan
hazırlamak mümkün mü?” olacaktı. Ama bırakın
programı belirlemeyi, daha ortada maçların
oynanacağı salon bile yok. Bu ülkede işlerimizi
hep son dakikaya bırakmaktan bakalım başımıza
daha neler gelecek, hep birlikte göreceğiz.
Tüm sporcu, hakem, antrenör ve idareciler ile
sporcu velilerinin başarılı ve sakatlık
yaşamayacakları iyi bir
sezon geçirmelerini diliyorum.
Murat POLAT
- 17 Ağustos 2007
|