|
Evet uzun zamandır yazmıyorum. Fikirlerimi
görüşlerimi paylaşmıyorum. Sizlerden de “Neden
yazmıyorsun?” eleştirileri geliyor. Doğrusu bu
kadar çok okunduğumu bilmiyordum. Sağ olun, var
olun. Malum basketbol yazmak için malzeme lazım.
Ama insanın oturduğu yerde de malzeme çıkmıyor.
Bende malzeme bulmak için dün herkesin öve öve
bitiremediği “Junior League” maçlarının finalini
izlemek üzere Yeditepe Üniversitesi salonuna
gittim. Bir köşeye çekildim ve izlemeye
başladım.
Öncelikle bahsetmem gereken konu sanırım sevgili
dostum Devrim KIVANÇ’ın fikir babalığını yaptığı
bu organizasyonun yıllar içinde geldiği nokta
olacak. İbrahim KUTLUAY, Murat ÖZGÜL, Devrim
KIVANÇ ve Ercüment ÜLKER’in önderliğindeki MVP
bu işi gerçekten hakkıyla ve değerini vererek
yapıyor. Bu çocukları tam anlamıyla “Geleceğin
Yıldızları” olarak göreceksek eğer böyle
organizasyonlara ihtiyaçları olduğu gerçeğini
görmüşler ve bu eksikliği gidermek içinde
muhteşem bir çalışma yapmışlar. Özellikle de bir
ulusal kanaldan naklen yayın yaptırabilmek, Beko
Basketbol Liginin yayınında bile ne kadar
zorlanıldığını düşünürsek müthiş bir başarı.
Ocak ayından beri süren bu organizasyonda emeği
geçen herkesi yürekten kutluyorum. Ama yine de
bu yaş grubunda (8-12 yaş) yapılacak
organizasyonlarda sayı tutulmaması gerektiğine
olan inancım hala sürmekte.
Gelelim takımlara ve oyunculara. Hem takımları
hem de oyuncuları genel olarak değerlendirmem
gerekirse bu çocukların içinde inanılmaz
yetenekli oyuncu adayları gördüğümü ifade
etmeliyim. Hepsi de birer cevher. İyi
işlenirlerse ileride büyük yıldız olacakları
belli. Takımlar ise saha içi organizasyonlarını
tamamlamış, hatta bazıları sanki set oynuyor
edasıyla mücadele ettiler. Kimi yendi, kimi
yenildi. Oyuncularda öyle, bire birde yenilseler
bile kaybetmekten dolayı büyük gurur kırıklığı
yaşayıp tekrar mücadeleye devam ettiler. Gerek
guarddan, gerek forvetten, gerekse de içerden
mükemmel oynuyorlar. Ancak burada yine çok
bilmiş tavırlarımla müdahil olmam gerektiğini
hissediyorum.
Bu yaş çocuklarının saha içi yerleşimde ve hücum
düzeninde bu kadar organize olmalarının yanında
fundamental özelliklerinin de iyi olmasını
beklerdim. Saha içi organizasyonundan da belli
olduğu gibi madem ki antrenörler antrenman
programlarında takım çalışmasına girmiş, bu
demektir ki bu çocuklar fundamental
antrenmanlarının öğrenme kısmını bitirmiş. Ama
sahada seyrettiğim çoğu oyuncu doğru dripling
yapmayı bilmiyor, yön değiştirmeleri doğru
uygulayamıyor, stopları bilmiyor, bir kısmının
şut teknikleri bozuk. Kısacası el bileklerini ve
parmaklarını nasıl kullanacakları öğretilmemiş.
Bu durumda antrenörlerin biraz kendilerini
sorgulamaları gerektiği inancındayım. Bugün
alınan madalyalar ve kupalar 1-2 sene içinde
unutulur. Ama bugün yapılan yanlış
antrenmanların acısı 7-8 sene sonra ortaya çıkar
ki o zaman da geri dönüşü olmayacaktır. Bu
çocuklara antrenman programı hazırlarken uzun
vadeli plana sadık kalınması ve bireysel
fundamental antrenmanlarının daha fazla
yaptırılması konusunda ısrarcı olduğumu
belirtmeliyim.
Gelelim All-star maçının hakem ikilisine.
Organizasyon komitesi en doğru seçimi yapmış.
Helal olsun onlara. Hulusi YENAL- Deniz KIYAK
ikilisi gerçekten de muhteşem bir hakemlik
örneği sergilediler. Hatalı yürümeler, pivot
ayağı kaydırmaları gibi hataların hepsini es
geçtiler, çocuklar basketbol oynasınlar diye.
Hiçbirini diğerine ezdirmediler. Onlara
hakemlikten ziyade ağabeylik yaptılar bütün bir
maç boyunca. Tüm seyredenler “Bu yaş grubunda
hakemlik işte böyle yapılır” dediler. İşte
yıllardır minik ve küçük takım yaş gruplarında
görmek istediğimiz hakemlik budur. Necip KAPANLI
ağabeyimin kulakları çınlasın.
Sonuç olarak çok güzel bir organizasyonun sonuna
gelindi ve her organizasyonda olduğu gibi kimi
üzüldü, kimi sevindi. Ama tüm oyuncular ve
takımlar bu organizasyonda oynadıkları
basketboldan doğru sonuçları çıkartırlar ve
eksiklerini doğru tespit edebilirlerse ileride
daha da iyi basketbolcular seyredeceğimiz
aşikar. Katılan tüm oyuncuları, antrenörlerini,
bu yatırımı yapan kulüpleri, organizasyonu
düzenleyenleri ve emeği geçen herkesi gönülden
kutluyor, başarılarının devamını diliyorum.
Murat POLAT
- 24 Nisan 2007
|