ALTYAPI ORGANİZASYONU

Murat POLAT özgeçmiş -->   Her kulüp altyapısından üst düzey oyuncular yetiştirmek ister. Bu tip oyuncular kulübün basketbol kültürüne uygun, geleneklerini bilen ve iç yapısına uyum sağlamış olmalarının yanı sıra ekonomik olarak da transfer edilen oyunculardan çok daha ucuz olmaları gibi özellikleriyle kulüpler için her zaman tercih sebebidir. Peki her jenerasyonda bu tip bir oyuncu çıkması mümkün müdür?

   Efes pilsen gibi altyapısına büyü yatırımlar yapan bir kulüp bile ancak 3-4 jenerasyonda 1 tane A takımında direkt oynayacak oyuncu çıkartabilmektedir. Ki altyapı liglerini iyi takip edenler, en yetenekli oyuncuların bu ve benzer yatırımları yapan kulüplerin bünyesinde bulunduğunu bilirler. Peki bu kadar yatırım yapan bir kulüp bile bu denli az oyuncu yetiştirebilirken, ekonomik olarak daha vasat durumda bulunan kulüpler altyapıya yatırım yapmalımıdır? Cevap: Evet ! Ancak bir şartla. Doğru mantalite ve doğru yapılanma ile.

   Acaba doğru mantalite nedir ve doğru yapılanma ne olmalıdır?

   Altyapıda öncelikle ele almamız gereken konu, mantalite olmalıdır. Altyapı mantalitesi adından da anlaşılacağı üzere A takım (yarışma takımı – yetişkinler yaş grubu) mantalitesinden farklı olarak tamamen oyuncu yetiştirme üzerine kurulmalıdır.yapılanma ise bu mantaliteye uygun olarak düzenlenmelidir. Eğer bir kulüp gerçekten altyapısından iyi oyuncular yetiştirmek istiyorsa ilk olarak altyapı antrenörleri ve oyuncularının üzerinden kazanma baskısını kaldırmalı ve onlara rahat çalışma imkanı sağlamalıdır. Bu felsefe doğrultusunda öncelikle yapılması gereken çalışma tesisleşmedir.

   Doğru mantaliteyle doğru hedefleri belirleyen bir kulüp tesislerini oluşturarak yada hedeflerine uygun bir tesisi kiralayarak birinci ve en önemli adımı atmalıdır. Ardından yine belirlediği mantalite doğrultusunda oluşturulan hedeflere ulaşabilecek, altyapı konusunda uzman yetiştirici antrenörleri uzun vadeli anlaşmalarla bünyesine katmalıdır. Bu antrenörlerin tespitinde en önemli kriterler ise şunlar olmalıdır:

1. Kulübün belirlediği mantaliteye uygun olma.
2. Uygun kişilik özelliklerine sahip olma.
3. Çevresindeki insanlarla uyumlu çalışabilme.
4. Belirlenen hedeflere ulaşabilecek yeterlilikte teknik bilgi ve beceriye sahip olma.

   Bu ön şartları taşıyan antrenörler için ilk iş altyapı takımlarını oluşturmak olacaktır. Bu takımları oluşturmak, A takım oluşturmaktan farklı olarak oyuncu seçiminde antrenörlerin önüne çok bilinmeyenli denklem kıvamında kriterler çıkartmaktadır ve işin en zor kısmını oluşturur. Bu aşamada altyapı antrenörünün sahip olduğu özellikler onu ilköğretim okullarını araştırmaya yönlendirir. Buralarda görev yapan beden eğitimi öğretmenleriyle kuracağı olumlu ilişkilerden faydalanan altyapı antrenörü, taradığı okullardan bulduğu yeteneklerle bir takım oluşturur. Oluşturulan bu takımlar genellikle minik ve küçük takım yaş gruplarına denk düşer. Bu takımlarda kadro sayısı A takımdan farklı olarak 30 ile 100 arasında değişir. Bu da 1 yerine daha fazla sayıda takım demektir. Yani altyapı antrenörünün çalışma süresi artacaktır. Bu konuda destek yardımcı antrenörlerden gelecektir. Yardımcı antrenörler altyapı antrenörünün hazırladığı program dahilinde yaptırdığı antrenmanlarda ona yardım ederek hem önemli bir açığı kapatacak hem de kendilerini geliştireceklerdir.

   Kulübün yapısına uygun olarak oluşturulan antrenman programları doğrultusunda yapılan çalışmalar, pek çok oyuncuyu algılama düzeyi, arkadaşları ve antrenörleriyle uyum, teknik ve kondisyonel yetenekler gibi kriterlerde yeterlilik sağlayamadıkları gerekçesiyle eleyecektir. Elde kalan oyuncu adaylarına, periyodik olarak yapılan seçmeler, basketbol okulları ve diğer yollardan gelen yeni adayların katılımıyla altyapı takımları oluşur. Bu oluşum genellikle yıldız takım yaş grubuna gelindiğinde tamamlanmış olmalıdır.

   Bu aşamada antrenör takımla ilgili geçmişten gelen tecrübeleri ve değerlendirmeleri ışığında kulüpte görev yapan diğer altyapı antrenörü arkadaşları ve A takım antrenörü ile fikir alışverişinde bulunarak takımdaki hedef oyuncuları belirlemek durumundadır. Belirlenen bu oyuncular o jenerasyon içinde bulunan en yetenekli ve en çok gelecek vaat eden oyuncular olmalarının yanı sıra, antrenmanda en fazla zorlanacak, maçlarda ise en fazla süreyi ve sorumluluğu alacak oyuncular olacaktır. Antrenör bu aşamadan sonra hedef oyuncuları destekleyip onları daha da yukarı taşıyacak oyuncuları belirleyerek takımda tutma ve hedef oyuncuların mevkilerine uygun çalışmaları yaptırmak durumundadır. Ayrıca takımın oyun sistemini de yine bu oyuncuların gelişimini arttıracak şekilde düzenlemelidir.

   Takımdaki oyuncuların belirlenmesi aşamasında dikkat edilmesi gereken en önemli nokta kulübün bulunduğu şehrin dışındaki bir şehirden mümkünse oyuncu getirmemektir. Eğer zorunlu olarak çok önemli bir yeteneğin bir başka şehirden getirilmesi gerekiyorsa mümkünse ailesi ile beraber yada en azından aile büyüklerinden biri ile beraber getirilmelidir. Bu uygulama çocuğun uyum sorununu aşmasına yardımcı olacaktır.

   Takımdaki hedef oyuncuların tespit edilmesinden sonra ilk amaç, bu oyuncuların her yönden desteklenerek milli takım seviyesine getirilmesi olmalıdır. Minik ve küçük takımda basketbolu sadece bir oyun ve eğlence olarak gören bu çocukların yıldız takım yaşından itibaren girecekleri zorlu çalışma ve yarışma temposunun yanında gerek ergenlik çağına yaklaşmaları, gerekse de okul hayatlarındaki önemli sınavların yaklaşmış olması oyuncuları oldukça yıpratacaktır. Bu bakımdan antrenörün oyuncularını hayatlarının en zorlu dönemlerine yaklaşırlarken bu tempoya hazırlaması gerekecektir. Bu aşamada uygulanacak planlı stratejiler ve alınacak yardımlar oyuncuların gerek basketbol yaşamlarını, gerek eğitim hayatlarını ve gerekse de psikolojik durumlarını uygun şekilde devam ettirebilmelerini sağlayacaktır.

   Altyapı antrenörü eline geçen her yeteneği doğru çalışmalarla işleyerek iyi bir oyuncu yaratabilmeye çalışırken, bu oyuncu adaylarının psikolojik, ailevi ve eğitim sorunlarıyla da ilgilenmek ve bu bağlamda oyuncuya destek olmak zorundadır. Aslında oyuncuların altyapı antrenörlerine ağabey yada abla diye hitap etmelerinin de altında bu gerçek yatmaktadır. Gerçekten de altyapı antrenörü oyuncularına ağabeylik yada ablalık yaparken, bu durum kulüpteki tüm fertlerinde gerçek bir aile gibi birbirlerine bağlı olmaları zorunluluğunu ortaya koyar. Bu durumda nasıl ki bir aile birlikte sevinip birlikte üzülüyor, birlikte zengin olup birlikte yokluk çekiyorsa, kulübün tüm fertleri de bu duyguları içlerinde taşımalıdır. Sonuç itibariyle kulüp içinde hiçbir fert birbirinden bağımsız yada uyumsuz hareket edemez. Buna aykırı davranışta bulunan kim olursa olsun kulübün bünyesi onu dışlayacaktır. Bu duygularla hareket eden bir antrenör ve takımı her maça 1-0 önde başlayacaktır.

 

Murat POLAT - 12 Ekim 2006