|
Her kulüp altyapısından üst düzey oyuncular
yetiştirmek ister. Bu tip oyuncular kulübün
basketbol kültürüne uygun, geleneklerini bilen
ve iç yapısına uyum sağlamış olmalarının yanı
sıra ekonomik olarak da transfer edilen
oyunculardan çok daha ucuz olmaları gibi
özellikleriyle kulüpler için her zaman tercih
sebebidir. Peki her jenerasyonda bu tip bir
oyuncu çıkması mümkün müdür?
Efes pilsen gibi altyapısına büyü yatırımlar yapan bir kulüp bile
ancak 3-4 jenerasyonda 1 tane A takımında direkt
oynayacak oyuncu çıkartabilmektedir. Ki altyapı
liglerini iyi takip edenler, en yetenekli
oyuncuların bu ve benzer yatırımları yapan
kulüplerin bünyesinde bulunduğunu bilirler. Peki
bu kadar yatırım yapan bir kulüp bile bu denli
az oyuncu yetiştirebilirken, ekonomik olarak
daha vasat durumda bulunan kulüpler altyapıya
yatırım yapmalımıdır? Cevap: Evet ! Ancak bir
şartla. Doğru mantalite ve doğru yapılanma ile.
Acaba doğru mantalite nedir ve doğru yapılanma ne olmalıdır?
Altyapıda öncelikle ele almamız gereken konu, mantalite olmalıdır.
Altyapı mantalitesi adından da anlaşılacağı
üzere A takım (yarışma takımı – yetişkinler yaş
grubu) mantalitesinden farklı olarak tamamen
oyuncu yetiştirme üzerine kurulmalıdır.yapılanma
ise bu mantaliteye uygun olarak düzenlenmelidir.
Eğer bir kulüp gerçekten altyapısından iyi
oyuncular yetiştirmek istiyorsa ilk olarak
altyapı antrenörleri ve oyuncularının üzerinden
kazanma baskısını kaldırmalı ve onlara rahat
çalışma imkanı sağlamalıdır. Bu felsefe
doğrultusunda öncelikle yapılması gereken
çalışma tesisleşmedir.
Doğru mantaliteyle doğru hedefleri belirleyen bir kulüp tesislerini
oluşturarak yada hedeflerine uygun bir tesisi
kiralayarak birinci ve en önemli adımı
atmalıdır. Ardından yine belirlediği mantalite
doğrultusunda oluşturulan hedeflere
ulaşabilecek, altyapı konusunda uzman
yetiştirici antrenörleri uzun vadeli
anlaşmalarla bünyesine katmalıdır. Bu
antrenörlerin tespitinde en önemli kriterler ise
şunlar olmalıdır:
1. Kulübün belirlediği mantaliteye uygun olma.
2. Uygun kişilik özelliklerine sahip olma.
3. Çevresindeki insanlarla uyumlu çalışabilme.
4. Belirlenen hedeflere ulaşabilecek
yeterlilikte teknik bilgi ve beceriye sahip
olma.
Bu ön şartları taşıyan antrenörler için ilk iş altyapı takımlarını
oluşturmak olacaktır. Bu takımları oluşturmak, A
takım oluşturmaktan farklı olarak oyuncu
seçiminde antrenörlerin önüne çok bilinmeyenli
denklem kıvamında kriterler çıkartmaktadır ve
işin en zor kısmını oluşturur. Bu aşamada
altyapı antrenörünün sahip olduğu özellikler onu
ilköğretim okullarını araştırmaya yönlendirir.
Buralarda görev yapan beden eğitimi
öğretmenleriyle kuracağı olumlu ilişkilerden
faydalanan altyapı antrenörü, taradığı
okullardan bulduğu yeteneklerle bir takım
oluşturur. Oluşturulan bu takımlar genellikle
minik ve küçük takım yaş gruplarına denk düşer.
Bu takımlarda kadro sayısı A takımdan farklı
olarak 30 ile 100 arasında değişir. Bu da 1
yerine daha fazla sayıda takım demektir. Yani
altyapı antrenörünün çalışma süresi artacaktır.
Bu konuda destek yardımcı antrenörlerden
gelecektir. Yardımcı antrenörler altyapı
antrenörünün hazırladığı program dahilinde
yaptırdığı antrenmanlarda ona yardım ederek hem
önemli bir açığı kapatacak hem de kendilerini
geliştireceklerdir.
Kulübün yapısına uygun olarak oluşturulan antrenman programları
doğrultusunda yapılan çalışmalar, pek çok
oyuncuyu algılama düzeyi, arkadaşları ve
antrenörleriyle uyum, teknik ve kondisyonel
yetenekler gibi kriterlerde yeterlilik
sağlayamadıkları gerekçesiyle eleyecektir. Elde
kalan oyuncu adaylarına, periyodik olarak
yapılan seçmeler, basketbol okulları ve diğer
yollardan gelen yeni adayların katılımıyla
altyapı takımları oluşur. Bu oluşum genellikle
yıldız takım yaş grubuna gelindiğinde
tamamlanmış olmalıdır.
Bu aşamada antrenör takımla ilgili geçmişten gelen tecrübeleri ve
değerlendirmeleri ışığında kulüpte görev yapan
diğer altyapı antrenörü arkadaşları ve A takım
antrenörü ile fikir alışverişinde bulunarak
takımdaki hedef oyuncuları belirlemek
durumundadır. Belirlenen bu oyuncular o
jenerasyon içinde bulunan en yetenekli ve en çok
gelecek vaat eden oyuncular olmalarının yanı
sıra, antrenmanda en fazla zorlanacak, maçlarda
ise en fazla süreyi ve sorumluluğu alacak
oyuncular olacaktır. Antrenör bu aşamadan sonra
hedef oyuncuları destekleyip onları daha da
yukarı taşıyacak oyuncuları belirleyerek takımda
tutma ve hedef oyuncuların mevkilerine uygun
çalışmaları yaptırmak durumundadır. Ayrıca
takımın oyun sistemini de yine bu oyuncuların
gelişimini arttıracak şekilde düzenlemelidir.
Takımdaki oyuncuların belirlenmesi aşamasında dikkat edilmesi
gereken en önemli nokta kulübün bulunduğu şehrin
dışındaki bir şehirden mümkünse oyuncu
getirmemektir. Eğer zorunlu olarak çok önemli
bir yeteneğin bir başka şehirden getirilmesi
gerekiyorsa mümkünse ailesi ile beraber yada en
azından aile büyüklerinden biri ile beraber
getirilmelidir. Bu uygulama çocuğun uyum
sorununu aşmasına yardımcı olacaktır.
Takımdaki hedef oyuncuların tespit edilmesinden sonra ilk amaç, bu
oyuncuların her yönden desteklenerek milli takım
seviyesine getirilmesi olmalıdır. Minik ve küçük
takımda basketbolu sadece bir oyun ve eğlence
olarak gören bu çocukların yıldız takım yaşından
itibaren girecekleri zorlu çalışma ve yarışma
temposunun yanında gerek ergenlik çağına
yaklaşmaları, gerekse de okul hayatlarındaki
önemli sınavların yaklaşmış olması oyuncuları
oldukça yıpratacaktır. Bu bakımdan antrenörün
oyuncularını hayatlarının en zorlu dönemlerine
yaklaşırlarken bu tempoya hazırlaması
gerekecektir. Bu aşamada uygulanacak planlı
stratejiler ve alınacak yardımlar oyuncuların
gerek basketbol yaşamlarını, gerek eğitim
hayatlarını ve gerekse de psikolojik durumlarını
uygun şekilde devam ettirebilmelerini
sağlayacaktır.
Altyapı antrenörü eline geçen her yeteneği doğru çalışmalarla
işleyerek iyi bir oyuncu yaratabilmeye
çalışırken, bu oyuncu adaylarının psikolojik,
ailevi ve eğitim sorunlarıyla da ilgilenmek ve
bu bağlamda oyuncuya destek olmak zorundadır.
Aslında oyuncuların altyapı antrenörlerine
ağabey yada abla diye hitap etmelerinin de
altında bu gerçek yatmaktadır. Gerçekten de
altyapı antrenörü oyuncularına ağabeylik yada
ablalık yaparken, bu durum kulüpteki tüm
fertlerinde gerçek bir aile gibi birbirlerine
bağlı olmaları zorunluluğunu ortaya koyar. Bu
durumda nasıl ki bir aile birlikte sevinip
birlikte üzülüyor, birlikte zengin olup birlikte
yokluk çekiyorsa, kulübün tüm fertleri de bu
duyguları içlerinde taşımalıdır. Sonuç
itibariyle kulüp içinde hiçbir fert birbirinden
bağımsız yada uyumsuz hareket edemez. Buna
aykırı davranışta bulunan kim olursa olsun
kulübün bünyesi onu dışlayacaktır. Bu duygularla
hareket eden bir antrenör ve takımı her maça 1-0
önde başlayacaktır.
Murat POLAT
- 12 Ekim 2006
|