|
Yeni bir eğitim-öğretim yılı daha başladı. Spor
yapan çocuklarda dersliklerde yerlerini aldılar.
Aslında onlar için bir kez daha sıkıntılı bir
yıl başlıyor.
Spor ve dersler nasıl beraber yürüyecek? Annem babam dersler kötü
olursa antrenmana gitmeme müsaade ederler mi?
Okulda öğretmenim spor yaptığım için yorgun
olmama kızar mı? Okul takımında antrenörümden
nasıl izin alıp kulüp antrenmanlarına gideceğim?
Bu sorular spor yapan aynı zamanda da eğitim
hayatını sürdüren gençlerimizin akıllarını
kurcalamaya bu sene de devam edecek. Aileler
notlar kötü olduğu zaman çocuklarının
antrenmanlara gitmelerine izin vermeyecek.
Öncelikle şunu bilmeliyiz ki yapılan bilimsel
araştırmalara göre spor yapanların dersleri
anlama oranı spor yapmayanlara göre daha
yüksektir.
Bu sebeple ailelerinizi bunu başarabileceğinize dair ikna ettikten
sonra, planlı ve programlı yaşandığında ne
korkulacak ne de çekinilecek bir şey var ortada.
Esas olan hayatımızı planlayabilmek.
Pek çoğumuz, ki buna yetişkinlerde dahil, hayatımızı planlamayı
becerebilen bireyler değiliz. Hangi gün kaçta
yatıp kaçta kalkacağımızı, nereye kaçta
gideceğimizi, gittiğimiz yerde işimizin ne kadar
süreceğini, oradan kaçta çıkacağımızı
bilemiyoruz. Bu sebeple de hayatımızı suyun
akışı misali akışına bırakmış durumdayız. Hayat
bizi nereye götürürse oraya savrulup duruyoruz.
Aslında yapmamız gereken şey son derece basit. Küçük bir ajanda
edinmek, yada beyaz bir kağıda haftalık bir
tablo çizerek o hafta neleri hangi günlerde
hangi saatler arasında yapacağımızı yazmak.
Böylelikle hem okula, hem spora, hem eğlenceye,
hemde ailemize ve arkadaşlarımıza vakit
ayırabileceğiz. Bu sayede derslerimizi de
düzenli olarak çalışıp, başarısız olma
sıkıntısından kurtulacağız. Dilerseniz beraber
bir haftalık program hazırlayarak başlayalım.
Örneğin, ilk olarak hayatımızdaki öncelikleri belirleyelim.
1. Okul
2. Spor
3. Sosyal yaşam (Sinema, tiyatro,
arkadaşlarımız, bilgisayar v.b.)
Hafta içi her gün 09:00-16:00 arası okulda olduğumuzu biliyorsak
ilk olarak programımıza bunu yazalım. Pazartesi,
Çarşamba ve Cuma günleri 18:00-20:00 saatleri
arasında antrenmanımız olduğunu varsayalım.
İkinci olarak da bunu haftalık programımıza
ekleyelim. Geriye kalan saatlere sabah kalkış,
kahvaltı, eve varış, akşam yemeği v.b. rutin
işlerimizi yazalım. Ardından her gün en az 1
saat ders çalışma yazalım ve o saatlerde o gün
okulda gördüğümüz derslerimizi tekrar edelim,
ders notlarımızı temize geçelim. Hafta sonu da
birer saat ders yazalım programımıza ve geriye
kalan vakitlerimizi de sosyal yaşam için
ayıralım. En son olarak iş bu programı
uygulamaya kalıyor.
Biliyorum bazen uykunuzdan, bazen sosyal yaşamınızdan fedakarlık
yapacaksınız. Ancak derslerimizden iyi notlar
almak, sporu da beraber yürütmek istiyorsak eğer
buna mecburuz. İyi sporcu hayatından
fedakarlıkta bulunandır unutmayalım.
Tüm sporcu kardeşlerime yeni eğitim-öğretim
yılında başarılar dilerim.
Not:
Boş haftalık yaşam planı tablosu için
tıklayınız.
Murat POLAT
- 26 Eylül 2006
|