|
Kusura bakmayın, bu yazımla belki sizleri
tebessüm ettiremeyeceğim, yada
bilgilendiremeyeceğim, ancak bu konu epeydir
canımı sıkıyor.
Marco AURELIO türk vatandaşı oldu kıyamet koptu. Ardından Marcio
NOBRE, acaba sırada kim var şimdi?
Bugün Marco’nun Türk vatandaşı olup milli takım formasını giymesine
tepki koyanlar, bu konuda halkın aldatıldığını
düşünenler acaba Mirsad TÜRKCAN, Ermal KUJO (KURTOĞLU)
yada Ersan İLYASOVA hakkında ne düşünüyorlar?
Sovyetlerden yada eski Yugoslavya’dan ayrılan
ülkeler bizi “Çocuklarımızı Türk vatandaşlığına
geçirip milli takımlarında oynatıyorlar” diye
FIBA’ya kadar şikayet ederken sesleri neden
çıkmıyordu.
Şimdi diyeceksiniz ki bu adam yine futboldan bahsedip canımızı
sıkacak. Hayır, amacım futboldan bahsetmek
değil. Amacım basketbolun ve basketbolda
yaşananların basınımız için ne kadar değersiz
olduğunu gözler önüne sermek. Yoksa kişilerin
tamamen kendi tercihleri ile Türk olmaları ve
Türkiye’yi uluslar arası yarışmalarda temsil
etmeleri benim için hiçbir zaman problem olmadı,
aksine yukarıda saydığım tüm isimleri en az
Elvan ABEYLEGESE kadar türk sayıyorum.
Zannediyormusunuz ki Osmanlı sultanlarının büyük
çoğunluğunun annesi Türk’tü. Meşhur Hürrem
sultan bile aslında bir Fransız cariyesiyken
nedir bu nazi zihniyeti onu anlamış değilim.
Evet basketbol Türkiye’de hala ikinci önemli spor dalı, ancak bu
önemine rağmen halen basketbolda yaşananlar
basınımızda haber olmaktan çok çok uzak.
Basketebol yazanların çoğunun da basketboldan
uzak olmaları gibi.
Bence Nihat İZİÇ ne kadar Türkse, bu çocuklar da o kadar Türk.
Başka bir ülkenin milli takımında oynadığı için
milli takımda oynayamadığı halde Türk dediğimiz,
Türklüğünden şüphe etmediğimiz Fenerbahçeli
futbolcu Önder TURACI ne kadar Türkse bu
çocuklar da en az o kadar Türk. Benim Türk
basınının değerli yazarlarına haddim olmayarak
tavsiyem, bu konuya yukarıda verdiğim örneklerle
çizdiğim profilden bakmaları. Aksi durumda
ileride tükürdüklerini yalamak zorunda
kalabilirler.
Murat POLAT
- 18 Ağustos 2006
|