|
Bizde
yıllarca basketbol oynadık. Biz de eğlendik ama
önce işimiz, hayatımız, yani basketbol dedik.
Şimdilerde bakıyorum üst düzey oyunculara büyük
çoğunluğu yazın hiçbir şey yapmadan eller ensede
plajlarda, barlarda eğleniyorlar. Sonra da sezon
açıldığında hiçbirinde antrenman yapacak hal
kalmıyor. Şimdi hemen yanlış anlamayın,
enerjilerini yanlış yerlere harcadıklarını
söylemiyorum. Demek istediğim, sezon bittiğinde,
o yorucu antrenmanlardan, stresli maçlardan
uzaklaştığınızda vücudunuzu yenilemeniz
gerektiğini bilmemeniz sonucu mevcut kas
kuvveti, sürati ve dayanıklılığını yitiriyor ve
yerine konulamaz hasarlar yaratıyorsunuz.
Bir sporcunun öncelikle bilmesi gereken şey
vücudunun ekmek kapısı olduğudur. Ona ne kadar
iyi bakarsa, onu ne kadar iyi korursa vücudu ona
o kadar çok para kazandırır. Örneğin sporcunun
bilmesi gereken ilk şey yıllık antrenman
planının kaç döneme ayrıldığı, bu dönemlerin
kabaca neleri temsil ettiğidir. O zaman basitçe
anlatalım ki herkes bilgi sahibi olsun.
Yıllık antrenman planı üç ana dönemden oluşur.
Bu ana dönemlerde kendi içlerinde ara dönemlere
ayrılırlar. Kabaca anlatmak gerekirse, hazırlık
dönemi, müsabaka dönemi ve geçiş dönemi olarak
adlandırılan bu dönemler kendi içlerinde,
hazırlık dönemi için genel hazırlık ve özel
hazırlık dönemleri, müsabaka dönemi için
müsabaka öncesi ve müsabaka sırası dönemleri
olarak adlandırılırlar.
Gelelim bu yazının konusu olan geçiş dönemine.
Bu dönem müsabaka sezonunun bitiminden hazırlık
devresinin başlangıcına kadar geçen zamanı
kapsar. Bu dönemde sporcunun bir önceki hazırlık
ve müsabaka dönemlerinde edindiği kondisyonel
özelliklerini kaybetmemesi için psikolojik ve
fizyolojik yönden dinlendirici aktivitelerle
uğraşması gerekmektedir. Bunu sağlayabilmek için
basketbol dışında kalan diğer sporlarla
ilgilenerek kondisyon durumunu sabit tutar ve
geçiş dönemi sonrası uygulanacak yeni sezonun
hazırlık dönemine zinde girer.
Yukarıda da belirttiğim gibi bu dönem sporcuyu
sadece fiziksel açıdan değil psikolojik açıdan
da yeni sezona hazırlaması açısından son derece
önemlidir. Sporcunun seçeceği fiziksel
aktiviteler aynı zamanda psikolojik olarak da
kendisini yeni sezonun zorlu ortamına
hazırlayıcı nitelikte olmalıdır. Örnek vermek
gerekirse hem psikolojik rahatlamayı sağlayıcı,
hemde fiziksel dinginlik verici yüzme aktivitesi
basketbolcular için son derece rahatlatıcı
olabilir. Her sabah kahvaltıdan 1 saat kadar
sonra yapılacak yarım saatlik yüzme aktivitesi
sporcu için faydalı olacaktır. Plaj voleybolu,
plaj futbolu, jet ski, su kayağı gibi adale ve
eklemleri zorlayacak aktivitelerden kaçınılması
son derece önemlidir.
Antrenörler açısından bu konuya yaklaşmak
gerekirse iki önemli detaya dikkat etmek
gerekir. Birincisi, antrenörler sporcularının,
bu dönemi değerlendirmeyi hiç bilmediklerini
düşünüp, gerekirse yazılı program vererek
sporcuya yardımcı olmalıdırlar. İkinci önemli
nokta ise, bu dönemde sporcunun kulüple ilgisi
devamlı sağlanmalı, kulübün imkanları
sporcularına açık tutulmalıdır. Bu dönemde
sporcu her şeyden önce hazırlık dönemine
basketbolu özleyerek, ruhu ve bedeni
yorgunluklarından kurtularak başlamalıdır ki o
sporcudan yüksek verim almak kolaylaşsın.
Yukarıda ana hatlarıyla özetlediğim geçiş
dönemini önemsemenin gerekliliği, aslında bu
dönemin bazı antrenörlerce rejenerasyon, yani
yenilenme dönemi diye adlandırılmasından da
anlaşılabilmektedir. Bayan yada erkek, tüm
sporcu kardeşlerime tavsiyem, bu dönemi iyi
değerlendirmeleridir. Beslenmelerine,
dinlenmelerine, mutlaka her gün yukarıdaki
tavsiyeler doğrultusunda aktivitelerini yapmaya
özen göstermeleri onların yararına olacağı gibi
yeni sezona da daha iyi hazırlanmalarına yol
açacaktır.
Unutmayın, bugünün işi yarına bırakılmaz ama
basketbolda bu saniyenin işi bir saniye sonraya
bırakılmaz. Hepinize iyi bir geçiş dönemi
dileğiyle…
Murat POLAT
- 02 Haziran 2006
|