YAZ GELDİ, BÜTÜN OYUNCULAR PLAJLARDA

Murat POLAT özgeçmiş -->   Bizde yıllarca basketbol oynadık. Biz de eğlendik ama önce işimiz, hayatımız, yani basketbol dedik. Şimdilerde bakıyorum üst düzey oyunculara büyük çoğunluğu yazın hiçbir şey yapmadan eller ensede plajlarda, barlarda eğleniyorlar. Sonra da sezon açıldığında hiçbirinde antrenman yapacak hal kalmıyor. Şimdi hemen yanlış anlamayın, enerjilerini yanlış yerlere harcadıklarını söylemiyorum. Demek istediğim, sezon bittiğinde, o yorucu antrenmanlardan, stresli maçlardan uzaklaştığınızda vücudunuzu yenilemeniz gerektiğini bilmemeniz sonucu mevcut kas kuvveti, sürati ve dayanıklılığını yitiriyor ve yerine konulamaz hasarlar yaratıyorsunuz.

Bir sporcunun öncelikle bilmesi gereken şey vücudunun ekmek kapısı olduğudur. Ona ne kadar iyi bakarsa, onu ne kadar iyi korursa vücudu ona o kadar çok para kazandırır. Örneğin sporcunun bilmesi gereken ilk şey yıllık antrenman planının kaç döneme ayrıldığı, bu dönemlerin kabaca neleri temsil ettiğidir. O zaman basitçe anlatalım ki herkes bilgi sahibi olsun.

Yıllık antrenman planı üç ana dönemden oluşur. Bu ana dönemlerde kendi içlerinde ara dönemlere ayrılırlar. Kabaca anlatmak gerekirse, hazırlık dönemi, müsabaka dönemi ve geçiş dönemi olarak adlandırılan bu dönemler kendi içlerinde, hazırlık dönemi için genel hazırlık ve özel hazırlık dönemleri, müsabaka dönemi için müsabaka öncesi ve müsabaka sırası dönemleri olarak adlandırılırlar.

Gelelim bu yazının konusu olan geçiş dönemine. Bu dönem müsabaka sezonunun bitiminden hazırlık devresinin başlangıcına kadar geçen zamanı kapsar. Bu dönemde sporcunun bir önceki hazırlık ve müsabaka dönemlerinde edindiği kondisyonel özelliklerini kaybetmemesi için psikolojik ve fizyolojik yönden dinlendirici aktivitelerle uğraşması gerekmektedir. Bunu sağlayabilmek için basketbol dışında kalan diğer sporlarla ilgilenerek kondisyon durumunu sabit tutar ve geçiş dönemi sonrası uygulanacak yeni sezonun hazırlık dönemine zinde girer.

Yukarıda da belirttiğim gibi bu dönem sporcuyu sadece fiziksel açıdan değil psikolojik açıdan da yeni sezona hazırlaması açısından son derece önemlidir. Sporcunun seçeceği fiziksel aktiviteler aynı zamanda psikolojik olarak da kendisini yeni sezonun zorlu ortamına hazırlayıcı nitelikte olmalıdır. Örnek vermek gerekirse hem psikolojik rahatlamayı sağlayıcı, hemde fiziksel dinginlik verici yüzme aktivitesi basketbolcular için son derece rahatlatıcı olabilir. Her sabah kahvaltıdan 1 saat kadar sonra yapılacak yarım saatlik yüzme aktivitesi sporcu için faydalı olacaktır. Plaj voleybolu, plaj futbolu, jet ski, su kayağı gibi adale ve eklemleri zorlayacak aktivitelerden kaçınılması son derece önemlidir.

Antrenörler açısından bu konuya yaklaşmak gerekirse iki önemli detaya dikkat etmek gerekir. Birincisi, antrenörler sporcularının, bu dönemi değerlendirmeyi hiç bilmediklerini düşünüp, gerekirse yazılı program vererek sporcuya yardımcı olmalıdırlar. İkinci önemli nokta ise, bu dönemde sporcunun kulüple ilgisi devamlı sağlanmalı, kulübün imkanları sporcularına açık tutulmalıdır. Bu dönemde sporcu her şeyden önce hazırlık dönemine basketbolu özleyerek, ruhu ve bedeni yorgunluklarından kurtularak başlamalıdır ki o sporcudan yüksek verim almak kolaylaşsın.

Yukarıda ana hatlarıyla özetlediğim geçiş dönemini önemsemenin gerekliliği, aslında bu dönemin bazı antrenörlerce rejenerasyon, yani yenilenme dönemi diye adlandırılmasından da anlaşılabilmektedir. Bayan yada erkek, tüm sporcu kardeşlerime tavsiyem, bu dönemi iyi değerlendirmeleridir. Beslenmelerine, dinlenmelerine, mutlaka her gün yukarıdaki tavsiyeler doğrultusunda aktivitelerini yapmaya özen göstermeleri onların yararına olacağı gibi yeni sezona da daha iyi hazırlanmalarına yol açacaktır.

Unutmayın, bugünün işi yarına bırakılmaz ama basketbolda bu saniyenin işi bir saniye sonraya bırakılmaz. Hepinize iyi bir geçiş dönemi dileğiyle…

Murat POLAT - 02 Haziran 2006