BASKETBOLSUZ BASKETBOL YORUMU

Murat POLAT özgeçmiş -->   NBA play-off’ları başladı, Euroleague’de final maçı oynandı, bölgesel liglerde finaller tamamlandı, TBL’de play-off’lar başlamak üzere, altyapılarda Türkiye şampiyonalarına az bir zaman kaldı. Uzun lafın kısası sezonun sonu ve en civcivli zamanı. Dünya üzerindeki tüm takımlar için uzun süredir verdikleri emeğin, yaptıkları çalışmaların meyvelerini toplama zamanı.

   Fakat bir de ülkemize bakın. Tüm haber bültenleri spor alanlarında, özellikle de futbol sahalarında yaşanan şiddet görüntüleriyle sarsılıyor. Daha dün akşam iki şehrimizde yaşananları gördüm ve tüylerim ürperdi. Biri Bitlis’te Iğdırspor’un başına gelenler, diğeri de Ordu’da Ünyespor-İnegölspor maçında yaşananlar. Bunlar ilk değil, son da olmayacak. Sebebi ise çok ama çok basit. Spor kulüplerini yöneten kişiler. Tüm Türk halkı bunları seyrediyor, bütün gençler bu insanları kafalarına kazıyor ve doğrunun bu olduğunu zannediyor. Seyirciler maçlara giderken ellerine bayrak flama alacaklarına, satır ve döner bıçağı alıyorlar. Ne oluyor bize acaba? Nereye gidiyoruz sizce? Türkiye’nin spor tarihine gerçekten damgasını vurmuş olan Fenerbahçe, Beşiktaş ve Galatasaray kulüplerinin yöneticilerine bir bakın. Televizyonlarda birbirlerine sallıyorlar. O ona bir şey söylüyor, öbürü diğerine. Önümüzde oynanacak bir Fenerbahçe-Beşiktaş Türkiye Kupası finali var. Seyredin o maçta olacakları.

   Peki bütün bunlar ne için? Ne kazanacağız acaba, elimize ne geçecek bu lafları ederek? Türk sporuna efendiliği ve kibarlığıyla damgasını vurmuş Süleyman SEBA, Alp YALMAN, Metin AŞIK gibi başkanlar, iyi başkan değil miydi? Bu insanlar hala toplum içine çıktıklarında insanlar neden karşılarında ceketlerini ilikliyorlar hiç düşündük mü? Bu insanlar başarılı değil miydi ki şimdiki başkanlar ve yöneticiler böylesine agresif tavırlar içindeler? Amaç nedir acaba? Şu anda Türkiye’deki spor kulüplerinin başında olan, onları yöneten insanlar, taraftar denilen kitlenin kendilerinin sözlerinden ne kadar etkilendiklerinin farkında değiller mi? Her ortamda cahil cahil konuşmanın ne anlamı var acaba?

   Trabzonspor-Fenerbahçe maçının sonrasını seyrediyorum televizyonda. Bir kişi Fenerbahçe başkanıyla atışıyor ve söylediği lafa bakın lütfen: “Burası Trabzon, burada artistlik yapamazsın sen” Bu lafı söylediği kişi Fenerbahçe Spor Kulübü’nün başkanı. Ve yer daha da enteresan, Fenerbahçe takımını hava alanına götürecek olan polis otobüsünün kapısının önü. Yani ortalık polis kaynıyor ve bu adamı gözaltına almıyorlar. Bir başka kişi kendini Trabzonspor’u taşıyan otobüsün önüne atıyor ve Trabzonspor teknik direktörünü tehdit ediyor. Kullandığı kelimeleri burada yazamayacağım ama son derece ağır kelimeler. Ve yine polislerin yanında bu lafları söylüyor. Bu kişiyi de göz altına almıyorlar. Yukarıda bahsettiğim Bitlis maçında yerde yatan Iğdırspor’lu bir futbolcuya (ki bu futbolcu Bitlisspor’lu futbolcudan yediği yumruk nedeniyle yerde yatmaktadır) iki ayrı futbolcu, onar saniye arayla kafasına tekme atıyorlar. Yani adamı öldürmeye çalışıyorlar. Ve polis yine yok.

   Lütfen beyler kendinize geliniz. Bu ortamda nasıl basketbol yorumu yazayım ben? Ben her şeyden önce spor adamıyım. Ve gençlerimize uyuşturucudan daha beter bir zehir enjekte edilmesini seyrediyorum yıllardır. Bu köşelerde daha önce de yazdım spor yöneticilerinin işi bilmeden işin başına geçmelerinin neticesinde neler yaşandığını, ama yeter artık. Bu kadarına tahammül edemeyeceğim. Bu insanlar yüzünden şiddet basketbola da taşındı. Görün bakın geçen sene Beşiktaş-Fenerbahçe TBBL bayanlar finali son maçında Akatlar spor salonunda yaşananlar, ne kadar hafif kalacak bu sene yaşanacakların yanında. Dua edin de TBL play-off’larında Fenerbahçe ile Beşiktaş karşılaşmasın. Zaten futbol maçı sebebiyle gerilen ortam yetersiz polisiye önlemlerin alınacağı basketbol maçında nerelere varır, gelin siz hayal etmeye çabalayın.

   Değerli yöneticilerimize buradan şu çağrıyı yapmak istiyorum. Sizlerin bu tavırları sebebiyle aileler çocuklarının spor yapmasını istemiyorlar. Ve buna tek sebep sizlerin bu seviyesiz tartışmalarınız, fanatik diyerek, bir avuç kendini bilmez diyerek sözlerinizde dışlayıp, gerçek hayatta maddi destek verdiğiniz bu ucubeler. İşte bu yüzden insanlar yakında maça gitmeyecek, çocuklarının spor yapmasına izin vermeyecekler, sizlerin oynadığınız maçlar televizyonlardan seyredilmez olacak. O zaman ne yapacaksınız? O zaman parayı nereden bulacaksınız? Yapmayın artık, yalvarırız yeter…

 

Murat POLAT - 02 Mayıs 2006