1984 yılında Ceyhan Botaş Petrol İşletmeleri
A.Ş. çalışanlarından Yener Aydın personel ve
çocuklarına spor yaptırmak ve yarıştırmak amacı
ile basketbol branşını seçmiş bu vesile ile de
Botaş spor kulübünün kurulmasına öncülük
etmiştir.
Zamanla çevre il ve ilçelerden oyuncu alınarak
Coach Yener Aydın ile 1989 yılında 1. lige terfi
edilmiştir. Botaş S.K. ligin ilk yıllarında (
sağlıksız ve plansız yapılanma nedeni ile )
ciddi bir adaptasyon problemi yaşamış hatta
90–91 sezonunda küme düşmekten son anda
kurtulmuştur. 90–91 sezonunun ortasında Botaş
A.Ş.’deki görevinden istifa eden antrenör Yener
Aydın’ın yerine kulübün bundan sonraki
yıllarında görev alacak isim takımın yardımcı
antrenörü Ceyhun Yıldızoğlu olarak
belirlenmiştir.
90–91 sezonunun hemen bitiminde 10 yıllık bir
alt ve üst yapı planlama ve organizasyonu
yapılmış ve bu yıllarla orantılı olarak hayata
geçirilmiştir. İşe altyapı ve üst yapıya
oynanacak basketbola uygun doğru oyuncu seçme ve
antrene etme ile başlanmıştır. Kulüp bünyesinde
çalışan tüm bireylerin çalışkan, dürüst,
disiplinli, misyon ve vizyon sahibi olmasına çok
dikkat edilmiş bu davranışlara titizlik
göstermeyenler kulüpten derhal
uzaklaştırılmışlardır.
Şirketin kendine ait spor salonunda alt yapı ve
üst yapı için yeni seçilen basketbolcu
adaylarına mümkün olduğu kadar bilimsel saha içi
ve dışı eğitimlerle hedeflenen basketbolun
temelleri verilmiştir. Kulüp bünyesinde görev
alan tüm idari ve teknik personel ile oyuncular
son derece amatör ruhla ama bir o kadar da
profesyonelce çalışarak planlanan hedefleri
hayata geçirmeye çalışmışlardır. Ayrıca tüm
organizasyonunu günün şartlarına göre
değiştirip, geliştirerek kendini yenilemeyi de
ihmal etmemişlerdir. Mesela alt yapıdaki
oyuncular ilk yıllarda bir devlet okulunda iken
sonradan daha nitelikli bir özel okul ile
kulüp-okul işbirliği devam ettirilmiştir. Yine
il çevresindeki futbol takımlarının
seyircilerinin maça gelmesi sağlanırken daha
sonra yapılan panel, tv ve salondaki görsel
aktivitelerle elit bir basketbol seyircisine
ulaşılmıştır.
Alt ve üst yapıda oyuncu ve antrenör kazanmak
için hiç bir maddi, manevi olanaklardan
fedakarlık yapılmamış ama kulüp bütçesi de
gereksiz ve yanlış planlanmış işlerden dolayı
yıpratılmamıştır. Bunların sonucu olarak da
gerek Avrupa liginde gerekse de Türkiye liginde
her yıl yükselen bir ivme ile yol alınmış bu
çıkış alt yapıyla orantılı olarak devam
etmiştir.
Gerçektende Botaş S.K. ilk kez katıldığı Avrupa
Kupalarında daha ön elemede 2 maçı da kaybederek
elenirken, bir sonraki yıl deplasmanda kaybedip
evinde kazanarak ama sayı averajı ile
eleniyordu. 3. yıl elemeyi geçmeyi, sonraki yıl
grup oynamayı ve daha sonraki yıllarda gruplar
geçmeyi ve Avrupa finaline kadar gitmeyi
öğreniyordu. Alt ve üst yapılarda da yine
yıllarla orantılı olarak çeşitli Türkiye
dereceleri ve şampiyonlukları müzede yerini
alırken kulüp de bayan basketbolunda hak ettiği
marka değerini elde ediyordu.
Planlanan 10 yılın bilançosunun görünen
tarafında 2 Türkiye şampiyonluğu, 2 Türkiye
kupası, 2 Cumhurbaşkanlığı kupası ve 1 Avrupa
kupası finali ile alt yapılarda oldukça fazla
Türkiye şampiyonlukları ve dereceleri gözükürken
daha önemli ve görünmeyen tarafında ise kulüp
bünyesinden yetişen yaklaşık 50 lig oyuncusu,
çeşitli takımlarda baş antrenörlük ve yardımcı
antrenörlük yapan 7 antrenör USA’da ve Kıbrıs’ta
basketbol bursu ile eğitim alan 5 sporcu ile
basketbolcu olamayıp çeşitli üniversiteleri
kazanan sayısız Botaş spor forması giymiş
oyuncuları sayabiliriz.
ANTRENÖR OLARAK NASIL BİR YOL ÇİZDİM?
Ben bu konu ile davet edildiğim tüm panel ve
programlarda KOÇ kelimesindeki 3 harfin
açılımını yaparak konuşmalara başladım.
*
KENDİNİ İŞİNE ADAMAK
*
OLUMLU OLMAK
*
ÇALIŞMAK ÇALIŞMAK ÇALIŞMAK…
Bu 3 faktör beraber çalıştığımız insanlarla (
ast ve üst ) ilişkilerde her zaman etkili olmuş
hatta basketbol felsefemin de temellerini
oluşturmuştur. Çalıştığımız insanlarla
karşılıklı sevgi-saygı-güven-paylaşım dörtlemini
oluşturmaya özel gayret ettim.
İlk baş antrenörlüğümü kendi kurmadığım bir
takımı antrene ederek ve bir sistem kurmaya
çalışarak geçirdim. Bu sürede nelerin doğru
nelerin yanlış olduğunu, bir sezon sonra neleri
nasıl yaparsam başarılı olabileceğimi çok iyi
etüt etme fırsatı buldum. Yeni sezonda 5 + 5
yıllık bir program hazırladım. Kendime,
oyuncularıma ve organizasyondaki tüm bireylerin
önüne çok zor hedefler koydum. Takım hedefimiz
program sonunda her şey planlandığı gibi giderse
altyapılarda, Türkiye liginde ve Avrupa liginde
tümü kendi organizasyonumuzda eğitimini
tamamlamış oyuncularla en tepeye çıkmaktı.
Bireysel hedeflerimiz ise Türkiye’de ve
Avrupa’da kendi pozisyonunda en iyi olmaktı.
Bu hedefler için oynayacağımız basketboldaki
sistemi ise basitçe sahanın her yerinde 2
kişilik savunma, 2 kişilik hücum olarak
belirledik. Savunmada her oyuncu maksimum
gayret, özveri ve zekâ ile kendi oyuncusuna top
aldırmamaya, alırsa baskıyla geçilmemeye
çalışırken aynı zamanda da takım arkadaşına aynı
şeyler için maksimum yardımcı olacaktı. Hücumda
ise toplu ve topsuz oyuncu birbirlerini
kendilerinin yerine koyarak oynayacak yani biri
atmaya ya da attırmaya çalışırken bir diğeri de
attırmaya ya da atmaya çalışacaktı. Bu sistem
aynı zamanda tam saha için de geçerliydi.
Oyuncu seçimlerinde fiziksel özelliklerin
yanında motorik özellikleri çok iyi olan
yetenekli ve sportif zekâya sahip oyuncuları
seçmeye özel gayret ettik. Oyuncuların oyunun
iki yönünü de mükemmel oynayabilmesi ve takım
sistemine rahat adapte olabilmeleri için çok iyi
planlanmış bireysel ve takım antrenmanları
yaptık. Her geçen gün biz takım sistemini
oturturken oyuncularda bireysel hedeflerine
yavaş yavaş ulaşmaya başlıyorlardı. Uzun vadeli
program yaptığımız için kaybettiğimiz maçlara
değil çalışıp öğrenipte, yapamadığımız şeylere
üzülmeyi alışkanlık haline getirmiştik.
Kaybedilen hedef maçlarda dahi hemen geriye
dönüp nerede, niçin hata yaptığımızı
araştırıyor, buluyor ve aynı şekilde bir kez
daha yenilmiyorduk. Yani kaybederken bile
kazanıyorduk. Sonunda en az hata, en düşük
maliyet, en büyük fedakârlıklar ve en büyük
çabalarla hemen hemen herkes hedeflerine
ulaşıyordu.
BU KONUMDA OLAN DİĞER ANTRENÖRLERİN KALICI
ORGANİZASYONLAR KURABİLMESİ İÇİN TAVSİYELERİM.
(OLMAZSA OLMAZLAR)
1-Sağlıklıklı bir hayat ve basketbol felsefesi
oluşturmak.
2-Oluşturdukları felsefeyi en doğru şekilde en
doğru kuruma (çalışkan, dürüst, sporu seven ya
da sevebilecek, tesisi olan ya da yapabilecek
kişilerin olduğu) sunabilmek.
3-Dürüst, çalışkan, misyon ve vizyon sahibi bir
ekip oluşturmak.
4-En az maliyetli, uzun vadeli plan-proje ve
büyük hedef yapmak.
5-En büyük gücün alt yapı olduğunu en büyük
başarıların altyapıdan gelen oyuncularla
kazanılabileceğini en zor anlarda da yanında hep
alt yapının olacağını asla unutmamak.
6-Her olumlu gelişmeyi takım, kulüp, seyirci ve
bir şehir olarak paylaşmak.
7-Olumsuz gelişmelerde olumlu kalıp sorumluluk
alabilmeyi, hatayı bulabilmeyi, yapamadım
demeyi, başaracağım diyebilmeyi, gerektiği ya da
zamanı geldiğinde de gitmeyi erdem bilmek.
8-Kendilerini ve organizasyonlarını devamlı
geliştirmek ve yenilemek.
9-En iyilerle rekabet halinde olmak aynı zamanda
rakiplere saygı duyabilmek.
10-Çalışmak çalışmak çalışmak.
BOTAŞ BENİM KULÜPTE ANTRENÖRLÜK YAPTIĞIM DÖNEMDE
ALT YAPIDAN KAÇ OYUNCUSUNU KENDİ BÜNYESİNDE
DEĞERLENDİRDİ?
BUNLARIN KAÇI AVRUPA KUPASI FİNALİ OYNAYAN
TAKIMDA VARDI?
TÜRKİYE LİGİ ŞAMPİYONU OLURKEN KAÇ BOTAŞ ALT
YAPISINDAN GELEN OYUNCU VARDI?
BUNLAR KAÇ SENE BOTAŞ EĞİTİMİ ALDILAR?
Orijini alt yapı olan bir antrenör ve kulüp
olarak her zaman alt yapıya ve oyuncusuna daha
fazla hassasiyet gösterdik. Bizim alt yapıdan
üst yapıya oyuncu sirkülâsyonumuzun temelini de
bu duygu ve düşünceler oluşturmuştur. Kendi
tesislerinde bir fabrika işçisi gibi günde en az
8 saat çalışan oyuncular zamanla bu yoğun
tempodan sıkılarak ya da büyük hedeflerden
vazgeçerek kulüpten ayrılma kararı aldılar.
Bazılarını da kulüp menfaatlerini gözeterek
bizler gitmelerine sıcak baktık. Bu durumlarda
korkmuyorduk, endişelenmiyorduk. Hedeften sapma
olmuyordu çünkü alt yapıdan üst yapıya çıkmak
için bir sürü aç (her anlamda aç ) oyuncu büyük
bir rekabetin içinde kendilerine verilecek bir
şansı bekliyorlardı. Bize sadece haksızlık
yapmadan en doğru oyuncuya beklediği şansı
vermek işi kalıyordu. Bu sistem ile yaklaşık 10
yılda 40 oyuncu Botaş S.K. forması giydi. Avrupa
finali oynarken ve Türkiye şampiyonu olduğumuz
yıl yabancılar ve 1 oyuncumuz hariç tüm
oyuncularımız kulüp alt yapısından yetişmiş
oyunculardı. Botaş’ta 8 yıllık basketbol
eğitimlerinin karşılığını fazlasıyla alan bu
çocuklar şimdi başka takımların başarısı için
ter döküyorlar.
DİĞER KULÜPLERE TRANSFER OLAN BOTAŞ’IN
YETİŞTİRDİĞİ OYUNCULAR VE BUNLARIN KULÜBE
GETİRDİĞİ MADDİ VE MANEVİ KAZANÇLAR?
10 yıllık sürede 45 oyuncu Botaş S.K. dan
Türkiye 1. ve 2. liglerine transfer oldu.Yapılan
tüm transferlerde bir oyuncumuza daha iyi iş
imkanı sunmanın keyfini yaşarken, zamanla
Türkiye’deki hemen hemen her kulüpte bir
Botaş’lı olması da bizleri ayrıca
gururlandırıyordu. TBF’nin oyuncu transfer
yaşını 18’ e indirmesine kadar oyuncu kiralama
ve transfer işlemlerinden çok ciddi maddi
kazançlar elde ediliyordu.
|
1- FİLİZ YÜKRÜK |
GALATASARAY |
|
2- BURCU ATALAY |
BRİSA |
|
3- YELİZ ŞAHİN |
FENERBAHÇE |
|
4- MELAHAT AYDIN |
İÜSK |
|
5- HÜLYA ÖZDEMİR |
ÇANKAYA ARI |
|
6- SEVAL ALTAY |
GİRESUN FİSKOBİRLİK |
|
7- DİLEK BUYURAN |
ERDEMİR |
|
8- ARZU ÖZYİĞİT |
İÜSK |
|
9- AYNUR SAYGAN |
MİGROS |
|
10-AYLİN YILDIZOĞLU |
CEYHAN BLD. |
|
11-İLKAY MAŞA |
MERSİN BLD. |
|
12-DENİZ BOZ |
BURSA BLD. |
|
13-DİLEK SOYKAN |
ERDEMİR |
|
14-ŞAZİYE İVEGİN |
FENERBAHÇE |
|
15-SEVGİ GÜLCAN |
KAYSERİ TED |
|
16-ASUMAN ALTAY |
FENERBAHÇE |
|
17-SELVİN TÜRKMEN |
MİGROS |
|
18-SEVGİN TÜRKMEN |
GÜRE BLD. |
|
19-FADİME BİNBOĞA |
ETBALIK |
|
20-ASLI İNCEER |
CEYHAN BLD. |
|
21-TÜRKAN TORUN |
MERSİN BLD. |
|
22-BURCU ARKAN |
İÜSK |
|
23-YASEMİN ATİNÇ |
TARSUS BLD. |
|
24-HURİ KILINÇ |
URLA |
|
25-KADRİYE İVEGİN |
GÜRE |
|
26-SELİN PEKTAŞ |
URLA |
|
27-NADİDE ÇINAR |
YILDIRIM BOSNA |
|
28-FATOŞ BOYRAZ |
İSK.DEMİR ÇELİK |
|
29-BAHAR TUYENE |
BAKIRKÖY |
|
30-YAĞMUR YILDIRIM |
|
|
31-BERNA ARICA |
DÖRTYOL BLD. |
|
32-EREN TÜRK |
USA |
|
33-SERAP SARI |
USA |
|
34-MELEK BABUR |
D.AKDENİZ.Ü. |
|
35-AYSEL DAMAR |
DÖRTYOL BLD. |
|
36-AYSUN ŞAHİN |
TEPECİK ÖREN |
|
37-ESRA BAHAR |
İSK. DEMİR ÇELİK |
|
38-GAMZE KILINÇ |
MALATYASPOR |
|
39-ŞÜKRAN ÇAPALI |
ALANYA BLD. |
|
40-ELVİN DUYULER |
BURSA |
|
41-AŞİNA DURMUŞ |
CEYHAN BLD. |
|
42-ÖZLEM KIZILKAYA |
|
|
43-ASLI ÇOŞKUN |
|
|
44-AYNUR ÖZEL |
|
|
45-BAŞAK ÖZTÜRK |
|
ŞAMPİYONLUĞUN GETİRDİKLERİ VE GÖTÜRDÜKLERİ…
ŞAMPİYONLUĞUN GETİRDİKLERİ;
1-Alt
yapıya, hedef gösterilebilecek daha iyi bir
vitrin.
2-Kulüp için önemli bir gelir ve sporcu kaynağı
olan spor okullarına daha fazla rağbet.
3-Kulübe ve çalışanlarına vermiş olduğu
saygınlık ve marka değeri.
4-Ülke içinde ve dışında transfer kolaylığı.
5-Kurumsallaştırmayı hızlandırması.
ŞAMPİYONLUĞUN GÖTÜRDÜKLERİ;
Şampiyonluktan sonra değeri artan oyuncuları (
yerli – yabancı ) kadroda tutamama.
Ceyhun YILDIZOĞLU
Botaşspor A Tk. Antrenörü
Kaynak:
Tubad.org
|