|
“Sponsorların basketbola yatırım yapması ve
sıcak bakması için, kulüplerin tribünleri dolması
gereklidir. Sponsor kazanamayacağı alana para
yatırmaz .“ 1991
yılında yazmışım bu düşünceleri. Sponsorluk
konusunda Beşiktaş gerekeni ilk
gerçekleştiren kulübümüzdür. Siyah-Beyazlılar
tribünleri ilk dolduran kulüp oldu. Ciddi bir
sponsorluk anlaşması da, tabii ki Beşiktaş'ın
hakkı idi. Tebrik ederim, hayırlı olsun.
Fenerbahçe'nin ise planlı gayretleri, çok
yakında basketbol için gerekli bütçeyi temin
edecek. İlk adım zaten atılmış. 2004 – 05 bayan
basketbolu bütçesi, Işık (Eyigüngör) beyin
yönetiminde bir grup genç iş adamları
tarafından karşılandı. Caferağa Spor Salonu
duvarları reklam panolarıyla dolu. Bu başarılı
çalışmalarından dolayı bu komiteyi tebrik ederim.
Ülker camiasını, basketbolun ciddi bir
itici güç olduğunu anlayarak, seyircili
kulüplerin (Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray)
sponsorluğunu üstlenmesi, zirveden yuvarlanan ilk
kartopudur. İki-üç firmanın daha sponsorluk
konusuna sıcak baktığını biliyorum. Sanırım Ülker
onların cesaretini arttıracaktır. Çok yakında
onlarla da sevineceğiz. Şimdi top
kulüplerde. Görev parayı harcamak değil, iyi
kullanmaktır. 1 – Devamlılık isteniyorsa,
sponsorun yönetimde sandalyesi olmalı.
Sponsor ne oluyor ? Bu kesinlikle
bilinmeli. Parayı “haydan
geldi, huya gider “ zihniyeti ile
harcamasınlar. Kötü örnekler aklımızda
hala… Meysu, Salad Yağ gibi.
2 - Tribünleri, terbiyeli seyirci ile
doldurmak görevleridir. Seyirci takımlarını teşvik
etsinler ama küfür ederek değil. Bu konu
ile ilgili bir anım var. Epeyde eğlenceli…. Besiktaş antrenörü iken, seyirci Spor
Sergi Sarayı'nı doldurdu. Gazeteler bu yeni
seyirciyi (futbol) protesto ediyor. Durum
çok ciddi. Takım Menageri Emin Bengisu’ya “
Seyircilerin liderlerini çağıralım, şu küfür
konusunu konuşalım “ dedim. Geldiler.
Hakemlerden penaltı (!) konusunda çok
şikayetçilerdi. Sonunda şu kararı aldık. Hakem
düdük çaldığında, ben ayağa kalkarsam, hakeme
bağıracaklar. Ben oturuyorsam, hakem
haklı... Seyirci eskisine göre süper
terbiyeli oldu. Küfür bıçak gibi kesildi.
Ama ben bir daha hiç ayağa kalkamadım.
Cavit ALTUNAY 21 Haziran 2005
TurkBasket.com
|