Öncelikle belirtmek isterim ki, bu yazıda sıklıkla
duyacağınız gibi, çoğu antrenörün “Tek Zamanlı Stop”
ya da “Çift Zamanlı Stop” olarak ifade ettiği
teknikleri Türkçe’ye çeviriyor ve genel adıyla
“DURUŞ” diyoruz. Bir basketbol teriminin (gerek
yazılışa, gerek okunuşa ve gerekse de işitme ve
anlaşılmaya uygun olması halinde) Türkçe’sini
kullanmanın daha mantıklı olduğunu düşünmekteyim.
Siz değerli okurlarımızın da takdir edebileceği gibi
oyuncularımıza basketbol tekniklerini öğretirken,
onların kısa sürede anlayarak akıllarında
kalabileceği şekilde konuşmanın daha uygun olduğu
bir gerçektir.
Bir basketbol oyuncusu için sahada topla hareket edebilmek kadar,
hatalı yürüme yapmadan ve gerektiğinde savuma
oyuncusunun önüne geçerek durabilmek de önemlidir.
Duruşlar hususunda tek ve çift zamanlı olarak genel
bir ayırım yaparken, aynı zamanda top alırken
yapılan ve driplingi tamamlarken yapılan duruşlar
olarak da kendi içlerinde ikiye ayırmamız
gerekmektedir. Her iki halde de kullanılacak teknik
aynı olsada arada küçük nüans farkları bulunduğu da
bir gerçektir. Ancak duruşlara geçmeden önce tüm
duruşlar esnasında kullanılan genel bir tekniği de
anlatmayı önemli buluyorum. Bu tekniğin adı “ÜÇLÜ
TEHDİT POZİSYONU” dur. (Triple Threat)
Bir hücum oyuncusunun topu eline aldığında ilk yapması gereken şey
yüzünü çembere dönmektir. Sahanın neresinde olursa
olsun bir oyuncu hücum ederken top eline gelir
gelmez yüzünü çembere dönmeli ve hücum esnasında
kullanabileceği silahlarını sırasıyla kontrol
etmelidir. İşte üçlü tehdit pozisyonunun ismi de
buradan gelmektedir. Üçlü tehdit hücum esnasında
kullandığımız üç silahımızı, yani pas, şut ve
driplingi ifade eder. Hücum oyuncusu top eline
geldiğinde önce yüzünü çembere dönerek üçl tehdit
pozisyonunu alır ve silahlarını sırasıyla kontrol
eder.
a) Atış imkanı var mı?
b) Atış imkanı yoksa dripling yaparak çembere
gidebileceğim bir yol var mı?
c) Atış ve dripling şansım yoksa pas
verebileceğim en uygun takım arkadaşım nerede?
Bu silahlarımızı kullanmaya üçlü tehdit pozisyonundan başlarsak, bu
teknikleri daha rahat ve verimli şekilde
kullanabileceğimiz bir gerçektir. Üçlü tehdit
pozisyonu bir oyuncunun hücumunu iyi yada kötü
yapmasını belirleyen en önemli unsurdur. Türkiye’de
oyuncuların ve antrenörlerin çoğu bunun önemini
kavrayamamış olsada iyi oyuncu olarak tabir
ettiğimiz oyuncuların tamamının üçlü tehditi her
hücum başlangıcında kullandığını görmekteyiz. Bunu
sizlerde oyuncuları bireysel olarak izleyerek
rahatlıkla anlayabilirsiniz. Bu bakımdan bence
önemle ve ısrarla üzerinde durulması gereken nokta
da budur. Peki nedir üçlü tehdit pozisyonunun
avantajları? Şimdi bunları maddeler halinde
sıralayalım:
1. Rakibi ve sahayı daha geniş açıyla
görmemizi sağlar.
2. Duruş anında topu rakipten daha rahat
saklamamızı sağlar.
3. Rakibi geçerken en önemli nokta ilk adımı
ve ilk driplingi ondan olabildiğince uzağa, güvenli
bir şekilde götürebilmektir. Bu açıdan bakıldığında
üçlü tehdit pozisyonundan hücum edildiğine daha
geniş bir adım aralığı sağlanmış olur. Böylelikle de
ilk driplingi rakibimizden daha uzağa vurabilme
şansını elde ederiz.
4. Ayrıca rakibi geçerken topu saklamamızı
sağlayarak top kaybı riskini azaltıp, rakibin faul
yapma şansını arttırmış oluruz.
Bu sebeplerden ötürü üçlü tehditi doğru öğrenip uygulamamız bize bu
avantajları sağladığı gibi, tam tersinde, yani
öğrenmeme ve uygulamama durumunda ise bu
avantajlarımızın kaybolacağı ve hücum ederken
yapacağımız top kayıplarının sayısının artacağı,
rakibimizi geçebilme şansımızın azalacağı da
unutulmamalıdır. Şimdi üçlü tehdit tekniğinin ne
olduğunun ve nasıl öğrenilebileceğinin detaylarına
girelim.
Vücudumuzun durumu:
Öncelikle öğretilmesi gereken nokta oyuncunun bu duruşu yaparken
vücut parçalarının nasıl ve hangi esaslara göre
duracağıdır. Bacaklar omuz genişliğinden biraz daha
fazla açık, ayaklar birbirine paralel dururken kalça
bölgesini, dizleri bükerek aşağı indirmeye başlarız.
Bu sırada gövde ve alt bacak vücut dengesini
sağlamak için öne doğru eğilirler. Üst bacak arkaya
doğru eğilirken, kalça da geriye doğru çıkar. Tüm
bunlar olurken gövdenin üst kısmı dik duruşunu
mümkün olduğunca korumalıdır. Kollar ellerin topu
kaybetmemesi için yukarı doğru kalkarak dirsekten
dar bir açı oluşturur ve ellerin topu göğüs
hizasında tutmasına (rakibin pozisyonuna ve hücum
oyuncusunun rahat etmesine bağlı olarak belin
yanında da tutulabilir) yardımcı olurlar. (Bkz.
Resim 1-a) Bu esnada kollar vücudun yanından
gövdeyle temas sağlamamalı, dirseklerin hafifçe
dışarı doğru açık olmasını sağlamalıdırlar. El
parmakları (baş parmak hariç) kollarla aynı yönde
olmalıdır (öne doğru). (Bkz. Resim 1-b) omuzlarımız
ve ayağımızın vücut ağırlığını taşıyan orta noktası
ağırlık merkezi çizgisinin üzerinde kalmalıdır. Bu
durum vücudun dengesini sağlamasını kolaylaştırır.
(Bk. Resim 1-c)
 |
 |
 |
|
Resim 1-a |
Resim 1-b |
Resim 1-c |
Üçlü tehdit pozisyonunu öğrenebilmek
için kullanılabilecek bazı çalışmalar:
1. Bu duruşu çalışabilmek için
öncelikle statik olarak duruşu öğrenmemiz
gerekir. Oyuncular duruşun tüm detaylarını
öğrendiklerinde hareketli çalışmalara
geçilebilir. Bu sebeple oyuncularımıza yukarıda
anlattığımız ve resimlerle açıkladığımız şekilde
detayları sürekli kontrol ederek 1-2 antrenman
içinde statik olarak yaptıracağımız çalışmalar
doğru öğretim için yeterli olacaktır. Ardından
hareketli çalışmalarla doğru teknik
yerleştirilmeye çalışılır.
2. Oyuncular sahaya serbest dripling
yapmaları amacıyla yayılırlar. İstedikleri yöne
doğru, istedikleri el ile dripling yaparlar. Bu
sırada el değiştirmelerine de izin veririz.
Duruş tekniğini önemsemeksizin (henüz
öğretmediğimiz için) düdükle birlikte üçlü
tehdit pozisyonu almalarını isteriz. Tüm
oyuncular bu duruşu gösterdiklerinde antrenörler
sahaya yayılarak oyuncular arasında tekniği
hatalı uygulayanları tespit edip yanlarına
giderek hatalarını düzeltirler.
3. 2 numaralı çalışmayı bu defa
oyuncuların duruşu çabuk ve doğru yapmaları
amacıyla yarışma şeklinde oynatırız. Aynı oyunda
düdük çaldıktan sonra en son pozisyon alana ceza
verilir. Ayrıca antrenörler yine sahaya
yayılarak yanlış pozisyon alanlara da ceza
verebilirler. (Küçük yaş grupları için 5 mekik
uygun bir ceza olabilir)
4. 2 numaralı çalışmayı driplingle
ebelemece şeklinde oynatırız. Oyunculardan biri
ebe seçilir. Hem ebe, hem de diğer oyuncular
hatalı yürüme yapmadan ve driplingi kesmeden
ebelemece oynarlar. Bu sırada antrenör belli
aralıklarla (değişken aralıklar daha olumlu
sonuç verir) düdük çalar ve oyuncuların üçlü
tehdit pozisyonunu göstermelerini ister.
İstenirse çalışma 3’te olduğu gibi ceza yöntemi
de kullanılabilir.
5. 2 numaralı çalışmayı bu defa top çalma
oyunu olarak oynatabiliriz. Oyuncular sahaya
serbest dripling yapmaları amacıyla yayılırlar.
Bu esnada hatalı yürüme yapmadan ve driplingi
kesmeden birbirlerinin toplarına temas ederek
top çalmaya uğraşırlar. Bu sırada antrenör belli
aralıklarla (değişken aralıklar daha olumlu
sonuç verir) düdük çalar ve oyuncuların üçlü
tehdit pozisyonunu göstermelerini ister.
İstenirse çalışma 3’te olduğu gibi ceza yöntemi
de kullanılabilir.
NOT: Yukarıdaki tüm çalışmalar
sırasında antrenör gerektiğinde sahayı
daraltarak (Örneğin tam sahadan yarı sahaya
küçültmek) oyuncuların sıkışık alanda dripling
hakimiyetlerini de arttırma yönünde hedef
eklemesi yapabilir.
Murat POLAT
|